3 Ağustos 2026, Pazartesi
More

    Bolluk Bilinci

    Bolluk Bilinci

    Bolluk bilinci, kendi dışınızdaki bolluğa bakıp, onu fark etmekle başlar.

    Etrafınızdaki yaşamın ne kadar dolu olduğunu görün. Teninize değen güneşin sıcaklığını hissedin, bir çiçekçi dükkanının önünde sergilenen muhteşem çiçekleri seyredin, dişlerinizi geçirdiğiniz sulu bir meyvenin tadını alın ve gökyüzünden dökülen suyla sırılsıklam olun.

    Hayatın doluluğunu her attığınız adımda gözlemleyebilirsiniz. Etrafınızdaki o bolluğu fark etmeniz, içinizde uyumakta olan bolluğu da uyandıracaktır. Ondan sonra o bolluğu dışarı doğru akıtın.

    Bir yabancıya gülümsediğinizde bile küçük de olsa bir enerji akışı olur ve siz veren kişi olursunuz. Kendinize sıklıkla şu soruyu sorun: “Burada ben ne verebilirim; falanca kişiye nasıl bir hizmet sunabilirim, filanca duruma nasıl yardımcı olabilirim?”

    Kendinizi bolluk içinde hissetmek için herhangi bir şeye sahip olmanız bile gerekmez, ama kendinizi bolluk içinde hissettiğiniz vakit, pek çok sey ve sürekli olarak size doğru akmaya başlayacaktır.

    Bolluk sadece ona sahip olanlara gelir. Bu size haksızlık gibi gelebilir ama aslında değildir. Bu,evrensel bir kanundur. Bolluk da, kıtlık da sizin realiteniz olarak ifade bulan içsel durumlardır. İsa bu durumu şöyle açıklamıştır:

    “Çünkü kendisinde bulunana daha çok verilecek ama bir şeyi olmayandan elindeki bile alınacaktır.”

    “Vermek” dengenin bir yüzü ise diğer yüzü de “almak”tır.

    Bazı insanlar sadece vermek isterler. Almak onlar için kötü ve yanlış bir şeydir. “Ben vermeyi çok severim ama almak beni rahatsız eder” diyen insanlardansanız, bolluk enerjisi sizinle buluşmayacaktır. Kim istenmediği yere gider ki? Verdiğiniz gibi, almayı da bilmeli ve aldıklarınızı hak ettiğinizi de bilmelisiniz.

    Almak da vermek kadar doğaldır ve unutmayın almayı bilmeyenin verecek bir şeyi kalmaz.

    Bereket Boynuzu, Cornucopia tutan kadın figürü.

    “Evren bolluk içindedir. Bir kişinin yürekten isteyeceği her şeyi fazlasıyla veren “Bereket Boynuzu(Cornucopia)“dur. Böyle bir evrende kıtlıktan korkmanın gereği yoktur. Sadece senin gibi korku ve şüphe dolu insanlar yoksul olabilir, dünyada bağımlılığı ve yoksulluğu sürekli kalıcı kılabilirler. Yoksulluk kişinin kendi sınırlarını görmemesi demektir. 

    Yoksul olmak, kişinin hoşlanmadığı ve yapmayı seçmediği bir iş karşılığında kendi yaratıcılık hakkından vazgeçmesidir.” Stefano D’anna

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Popüler Yazılar

    Favorilerim