3 Ağustos 2026, Pazartesi
More
    Ana SayfaKitap NotlarıÖzge'nin Kitap Kulübü

    Özge’nin Kitap Kulübü

    Özge’nin Kitap Kulübü

    Oku! İlk emirdir değil mi? 🙂 Bir Kitap Kulübü de belki en büyük ibadettir 🙂

    Bunu fazlaca ciddiye almış olmalıyım ki; ortaokul-lise yıllarımdan beri okurum. O zamanlar filozofları merak ederdim. Set halinde alırdık, daha adını telaffuz etmeyi bile bilmediğim Nietzsche kitaplarını. O kitap setleri en değerli hazinemdi. Bazı kitapları tekrar tekrar okurdum. Okumanın bana ne kadar iyi geldiğini yıllar sonra anladım. Para biriktirmek gibi. Yatırım fonları gibi. Çoğaldığında, size imkanlar sağlayan bir güç haline geliyor.

    Okuduğum ve aklımda yer eden kitapları seninle paylaşmak istiyorum. Tavsiye edilen kitap bende daha anlamlıdır. Hayatta hiçbir şey tesadüf olmadığı için; bilirim ki, o kitap bana tesadüfen tavsiye edilmemiştir. Okumam gerektiği için gelmiştir. Ben onu hayatıma bir şekilde davet etmişimdir.

    Kitaplarda beğendiğim yerleri, kitabı çizmek istemediğim için defterlere yazıyorum. Çünkü kitapları genelde okuduktan sonra başkalarına veririm. Tüm bu yazıları ve kendi yorumlarımı Kitap Notları adlı bölümde sizlerle paylaşıyorum. Burada da kitapları bire bir paylaşalım istedim.

    Keşfetmek büyük haz veriyor. Keşfetmeye devam ediyor, seni de bu yola davet ediyorum.

    Echart Tolle ile başlayalım.

    En kıymetli şeyi, “Şimdi’nin Gücü”nü bizlerle paylaşan değerli yazar; tüm arzuların, zihnin kurtuluş ya da doyumu, Var’lığın sevinci yerine, dışsal şeylerde ve gelecekte aramasından kaynaklandığını söyler. “Ben “zihnim” olduğum sürece, ben bu arzular, bu gereksinimler, istekler, bağlılıklar ve nefretlerim. O hal içindeyken, benim özgürleşme ya da aydınlanma arzum bile; gelecekte doyum bulacak ya da gerçekleşecek başka bir arzudur. Bu yüzden, arzudan kurtulmuş hale gelmeye ya da aydınlanmaya, “erişmeye” çalışmayın. ANDA MEVCUT OLUN. Orada zihnin gözlemcisi olarak bulunun.

    “An” olduğu gibidir. Zihnin onu nasıl etiketlediğini ve bu etiketleme sürecinin, sürekli olarak yargılayarak yaşamanın nasıl acı ve mutsuzluk yarattığını gözlemleyin. Zihnin çalışma biçimini izleyerek, onun direnç kalıplarının dışına çıkarsanız, o zaman “şimdiki anın” olmasına izin verebilirsiniz. Bu size DIŞ KOŞULLARA BAĞLI OLMAYAN BİR İÇ ÖZGÜRLÜK, GERÇEK BİR İÇ HUZURU halini tattıracaktır.

    Zaman hiç de değerli bir şey değildir, çünkü o bir illüzyondur.

    Sizin değerli olarak algıladığınız şey zaman değil, zamanın dışındaki tek noktadır: Şimdi. O gerçekten değerlidir. Siz zaman – geçmiş ve gelecek – üzerine ne kadar çok odaklanırsanız, Şimdi’yi, var olan en değerli şeyi o kadar çok kaçırırsınız.

    “Şimdi” neden en değerli şeydir?

    Çünkü o aslında var olan tek şeydir. Ebedi şimdiki an, içinde tüm yaşamımızın geliştiği yerdir. O, değişmez tek etkendir. Yaşam şimdidir. Yaşamınızın şimdi olmadığı bir an alsa olmamıştır ve olmayacaktır. İkinicisi; “Şimdi” sizi zihin sınırlarının ötesine götürebilecek tek noktadır. O, sizin sonsuz ve form’suz Var’lık alemine tek giriş noktanızdır.

    Bütün olumsuzluklara neden olan şey psikolojik zaman birikimi ve şimdiki anın yadsınmasıdır.

    Huzursuzluğa, gerilime, endişeye, üzüntüye – tüm korku hallerine – çok fazla gelecekte bulunmak ve yeterince anda mevcut olmamak neden olur. Suçluluk duygusu, içerleme, yakınma, acı, üzüntü, burukluk ve tüm bağışlamama hallerine çok fazla geçmişte bulunmak ve yeterinde şimdiki anda mevcut olmamak neden olur.

    Çoğu insan, tüm olumsuzluklardan arınmış bir bilinç halinin mümkün olduğuna inanmakta zorlanır. Ancak, bu tüm spiritüel öğretilerin işaret ettiği özgürlük halidir, gelecekte değil, şimdi, burada kurtuluş vaadidir.

    Siz “zamanı” tüm ızdırabınızın ya da sorunlarınızın nedeni olarak görüp kabullenmekte zorlanabilirsiniz. Bu sorunlara yaşamınızdaki belirli durumların neden olduğuna inanırsınız ve geleneksel bir bakış açısıyla bu doğrudur. Ama, siz zihnin temel sorunu olan – yaratıcı işlev bozukluğuyla – geçmişe ve geleceğe bağlılığı ve Şimdi’yi yadsımasıyla başa çıkana dek, sorunlar aslında birbirlerinin yerini almaya devam eder. Eğer tüm sorunlarınızın ya da mutsuzluğunuzun algılanan sebepleri, bugün mucizevi bir biçimde ortadan kalkmış olsa; ama siz yine de daha mevcut, daha bilinçli hala gelmemişseniz, çok geçmeden kendinizi, her nereye giderseniz gidin, sizi bir gölge gibi izleyen bir dizi benzer sorunla birlikte bulursunuz. Nihai olarak tek bir sorun vardır; zamana bağlı zihnin kendisi.

    Sorunlarınızın tümünden kurtulabileceğiniz bir noktaya erişebileceğinize inanmazsınız. Haklısınız. Siz o noktaya asla erişemezsiniz, çünkü siz şimdi o noktada bulunuyorsunuz.

    Zamanda bir kurtuluş yoktur. Gelecekte özgür olamazsınız. ÖZGÜRLÜĞÜN ANAHTARI ANDA MEVCUT OLMAKTIR. Böylece siz ŞİMDİ özgür olabilirsiniz.

    İlgini çekerse diğer kitaplarıyla devam etmeni çok isterim.

     

    Önceki İçerik
    Sonraki İçerik

    3 YORUMLAR

      • “İstila” – Yüce Zerey
        Okudum, çok teşekkür ederim. Deneme yazıyor kitabın kapağında. Edebiyat okuduğumdandır belki severim denemeleri. Yakındır, samimidir, daha bizdendir sanki, hayata bir ayna tutar. Kendimizden çok şey buluruz içinde. Denemeleri, kendi kendime sorular sordurttuğunda daha da çok severim. Kesin hükümler barındırmadığında, açık kapı bırakmış olur, ben ordan alır yürürüm, kurar da kurarım. Eğlenirim, keşfederim. 14 Yaşındaki oğluma da hep derim ki; ben sana kendimce doğru gördüğüm şeyleri öğretmeye çalışıyorum ama sen, benim sana verdiğim hiç bir bilgiyi, yönlendirmeyi sorgulamadan kabul etme. Bana doğru görünen senin için uygun olmayabilir veya şu anda doğru olan, beş sene sonra geçerliliğini yitirebilir. Hayat yaşıyor, aynı bizim gibi. O yüzden ben resim yapıyorum 😊 Kırmızı var, beyaz var. Ama ben onları karıştırıp pembeyi de kullanmayı seviyorum. Siyahı ve beyazı da görüyorum evet. Ama beraberken yarattıkları gri de beni rahatsız etmiyor. Onu da kabul edebiliyorum. Çünkü biliyorum ki resmim renklendikçe güzel 😊

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Popüler Yazılar

    Favorilerim