Ho’oponopono Tekniği
Ho’oponopono tekniğini Joe Vitale’in Zero Limit adlı kitabı sayesinde tanıdım. Anlatılana göre bu tekniği kullanan Hawaili uzman psikolog Dr. Ihaleakala Hew Len, uzun yıllar Havai Devlet Hastanesi’nin sabıkalı akıl hastaları ile ilgilenen adli biriminde çalışmış ve hastalarıyla elde ettiği mucizevî sonuçlar büyük ilgi görmüştür. Dr. Hew Len’in, Hawai’li şaman Morrnah Nalamaku Simeona’dan öğrendiği Ho’oponopono tekniği sayesinde hastaların tümü taburcu edilmiş ve dört yıl içinde birim kapatılmıştır. Günümüzde bireysel bir meditasyon çalışması olarak ortaya çıkan Ho’oponopono, Huna adı verilen Hawaii öğretisinin bir parçasıdır ve kökleri binlerce yıl öncesine hatta yaygın bir görüşe göre Atlantis ve Lemuria’ya kadar uzanan bir ritüeldir. Bu sıradışı kelime “hatayı düzeltin” veya “her şeyi düzeltin” anlamına gelir.

“Geçmiş düşünce, duygu, söz, edim ve eylemlerimizin toplamından ibaret olduğumuzu ve şimdiki hayatımızın ve seçimlerimizin geçmişten gelen bu anı bankasıyla renklendiğini veya gölgelendiğini kabul edebilirsek, o zaman bir düzeltme sürecinin hayatımızı, ailemizi ve toplumumuzu nasıl değiştirebileceğini anlamaya başlarız.”
Simeona’nın bu sözünden anlaşılacağı gibi Ho’oponopono tekniği bir düzeltme sürecidir. Hafızamızda kayıtlı olan kalıplaşmış düşünceleri düzeltme süreci. Böylece zihni, duyguları, ruhu, bedeni ve karmayı her türlü korkudan, kuşkudan, yıkıcı ilişki kalıplarından, baskılayıcı dogmalardan arındırarak baştan aşağı bir dönüşüm yaşayabiliriz.
Düşüncelerimize, anılarımız ve tüm yaşanmışlıklarımız yön verir. Çocukluğunuzda vişne yerken içinden kurt çıkması, yaşamınız boyunca vişne ile ilgili bir tereddüte veya tedbirli bir yaklaşıma sahip olmanıza sebep olabilir. Bu bilinçli bir etkileşimdir. Bilinçdışı etkileşim ise farkında olmadan edindiğiniz kayıtlardır. Kötü bir olay yaşarken o anda duyduğunuz koku, aldığınız tat, gördüğünüz bir nesne, bir kıyafet, bir melodi… Sonraki yıllarda nedenini bilmediğiniz ancak bir şekilde hiç hoşlanmadığınız hatta rahatsız olduğunuz şeyler olarak karşınıza çıkabilir. Hatırlamadığınız, yaşadığınız anda dikkatinizi çekmeyen bir çok anı düşüncelerinize, kararlarınıza ve dolayısıyla hayatınıza bu şekilde yön vermeye devam eder. Her konuda bilinçli kararlar verdiğinizi zannedersiniz ancak bu kararlara derinlerde nelerin etki ettiğini bilmezsiniz. Zihin, anı bankasının verileri ile bilincimizi ve bilinçaltımızı yönetmektedir. Kararlarımızın bilincimiz karar vermeden daha önce belirlendiği, Kaliforniya Üniversitesi’nden Professor Benjamin Libet tarafından ispatlanmıştır. Aklınız bunun farkında bile değil ve egonuzun desteği ile kararı kendisinin verdiğini iddia ediyor 😊
Bu şekilde etki altında kalarak şekillenen düşüncelerimiz ile fiziksel çevremizi oluştururuz. Düşüncelerimizin niteliği ile gerçekliğimizin niteliği paralel olarak gelişmeye devam eder. Kaygı dolu negatif düşüncelerin pozitif bir gerçeklik yaratması mümkün değildir. İç dünyamızda ne varsa dış dünyamızda da onu yaratmaya devam ederiz. Fiziksel evrenimizin nasıl olduğu %100 bizim sorumluluğumuzdur.
Kayıtlarımızı nasıl temizleriz?
Eski Havaililer her yanlış hareketin tekrar tekrar hatırlandığına ve oluşma anında orada bulunan her varlık ve nesneye yansıdığına inanırlardı. Bu inanışa göre, bir çocuk hasta olursa nedeni anne babasının kavga etmesi veya güzel davranmamaları olabilir veya toplumsal düzenin bozulması afetlere yol açabilirdi. Uyumun ancak itiraf ve özür dileme yoluyla yeniden sağlanacağını düşünürlerdi. Günümüzde bunu NLP (Nörolinguistik Programlama) ile açıklıyor ve geçmişe attığımız kancaları temizleme yöntemlerini uyguluyoruz.
Ho’oponopono Tekniği 4 cümle tekrarından oluşur:
“Seni seviyorum” (sevgi)
“Beni affet” (affetme)
“Özür dilerim” (pişmanlık)
“Teşekkür ederim” (şükran)
Bu sihirli sözleri inanmadan söyleseniz bile hafızayı temizleme özelliğine sahiptirler. Önemli olan tekrardır. Cümlelerin tekrarı kişinin sevgi ve affetme sinyalleri yaymasını sağlar. Bunu dua etmek, tespih çekmek veya meditasyon yapmak gibi düşünebilirsiniz.
“Seni seviyorum” – Bu güçlü ifade, kendiniz veya başka bir kişi veya durum için hissettiğiniz tüm olumsuzlukları temizler. Sevgi ifadesi DNA’mızda kayıtlı bilinçli ve bilinçdışı anıların arınması ve sevgiye dönüşmesi için kapıları açar.
“Beni affet – Bu ifade düşüncelerinizdeki olumsuzluklar istemeden yaratıldıkları için özür dilemenizdir.
“Özür dilerim” – Bu şekilde pişman olduğunuzu ifade edersiniz.
“Teşekkür ederim – Bu ifade olumsuz durumları dahi kabul ettiğinizi ve size sundukları ders için minnettar olduğunuzu gösterir.
Ho’oponopono bir problem çözme sürecidir ve tamamen kişinin içinde gerçekleşmesi gerekir. Bu sihirli cümleleri hem zihinsel hem de sesli olarak istediğiniz her an tekrarlayabilirsiniz.
Mucizevi olan ise kendi bilincimizde bir şeyi temizlediğimizde, bu anıyla ilişkili herkesi, her yeri, her nesneyi temizleyip arıtmamızdır. Dr. Hew Len de hastaları için bunu yapmıştır. Dosyalarını tek tek okuyup tüm detaylarına hakim olduğu hastalara herhangi bir tedavi veya terapi uygulamamış, “Dış dünyamın sebebi iç dünyamdır.” düşüncesi ile tüm bu sorunların sebebinin kendisi olduğunu düşünerek, kendi içinde yaptığı arınma ile onların iyileşmelerine sebep olmuştur. Hastalarla birlikte geçirdiği tek vakit onlarla top oynamak veya mıntıka temizliği yapmak gibi gündelik sıradan paylaşımlarından öteye geçmemiştir. Herkes doktorun çalışmadığını düşünürken 4 sene sonunda hastanede tedavi edilmesi gereken bir akıl hastası kalmamıştır.
Blokajlarınızdan arındırdığınızda mucizevi çözümler kendiliğinden ortaya çıkar. Sezginiz gelişir, hayatımızın amacını keşfeder, her an olmanız gereken kişi olma yolunda ilerlemeye başlar, hayallerinizin ötesinde işler başarabilirsiniz.
Kendimizi temizleyerek dünyayı iyileştirebiliriz. Aynı yaklaşımı Mevlana şu sözlerle ifade eder: “Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.”
Dış dünya, iç dünyamızın bir yansımasıdır. Eğer dünyamızda ayrılık görüyorsak nedeni ayrılığı içimizde taşıyor olmamızdır. İçimizdeki ayrılıkçı düşünceleri boşaltmak istediğimiz zaman ayrılığın artık dünyamıza yansıması gerekmez.
Eğer iş yerinizde tam bir kaos olduğunu düşünüyorsanız, bu yansımaları dış dünyanıza çeken içinizdeki kaosu keşfedin. Hayatınıza bu kaosu yansıtan düşüncenin ya da düşüncelerin temizlenmek için öne çıkmasını isteyin. Birlik ve Sevgi ilkesiyle uyuşmayan böyle bir düşünceyi yaşattığınız için af dileyin. Kendi düşüncelerinizi temizlerken bu çalışmanın hayatınızdaki kişileri nasıl etkilediğini de gözlemleyin ve tadını çıkarın.
Huzur, denge ve sevgiden zevk alın.
Sevgiyle


