Hayatımızdaki tüm deneyimler gibi, hastalıklarımızı da kendi düşünce kalıplarımızla yaratırız. Ulaştığımız her sonucun temelinde ve gelişiminde bir düşünce kalıbı yatar. Bu nedenle, bir hastalığı kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek için, önce onu yaratan zihinsel nedeni çözüp, halletmemiz gerekir.
Louise Hay, Tüm Hastalıkların Zihinsel Sebepleri adlı kitabı yazarken, kendimizi iyileştirme yeteneğimizi uyandırmak istedi. Bütün ve sağlıklı olabilmek için bedeni, zihni ve ruhu dengelememiz gerekir. Bedenlerimize iyi bakmalı, kendimiz ve hayat hakkında olumlu bir zihinsel tutuma ve güçlü bir ruhsal bağlantıya sahip olmalıyız. Kendi iyileşme sürecimize katılmayı seçmediğimiz sürece, hiçbir doktor, hiçbir şifacı bize bunu sağlayamaz.

“Bilmem gereken her şey bana açıklanır. İhtiyaç duyduğum her şey bana gelir. Hayatımda her şey yolunda. Bunlara uzun süredir inanıyorum. Bunlar yeni bilgiler değil, hepsi de kadim ve sonsuz.” Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri, Louise Hay.
Bugüne kadar geçirdiğiniz hastalıkların bir listesini çıkarıp, bunların zihinsel nedenlerine bakmanızı öneririm. Bunlar size kendiniz hakkında çok şey gösterecektir. Bir kaç “onaylama” (telkin cümlesi) seçip, bir ay boyunca tekrar edin. Bu, uzun süredir taşıdığınız eski düşünce kalıplarından kurtulmanıza yardımcı olacaktır.
Louise Hay, döl yolu kanseri olmasını, hastalıkları sadece zihinsel kalıpları değiştirerek iyileştirebileceğimizi kanıtlamak için bir fırsat olarak görmüş. Beş yaşında tecavüze uğramış ve tüm çocukluğu boyunca hırpalanmış biri olarak bu hastalığa tutulmasını şaşırtıcı bulmadığını ifade ediyor. Kansere, uzun süredir hissedilen öfke ve içerlemenin neden olduğunun, bu duyguların insanın bedenini yavaş yavaş yiyip bitirdiğinin farkında olarak, epey zihinsel çalışma yapması gerektiğin farkındaydı. Zihinsel kalıbını değiştirmeden bıçak altına yatmasının, o bölge ne kadar temizlenir temizlensin fayda etmeyeceğini, hastalığın nüksedeceğini biliyordu. Doktoruyla tedaviye 3 ay sonra başlama konusunda anlaşıp derhal eski öfke ve içerleme kalıplarını temizlemek için çalışmalara başladı. Bağlama çalışmalarına ek olarak, bir beslenme uzmanı gözetiminde, sağlıklı beslenerek bedenini zehirlerden arındırdı. Altı ay sonunda yapılan tahlillerde çıkan negatif raporunu hala sakladığını ve devasız olma durumunun, tedavinin dış yöntemlerle mümkün olmayacağını kastettiğini, İÇİMİZE YÖNELMEMİZ gerektiğini söylüyor.
“Hastalık hiçlikten gelmiştir ve yine hiçliğe gidecektir.” L. Hay.
Devamlılık gösteren düşünce kalıplarımız deneyimlerimizi yaratırlar. Sözcüklerin ve düşüncelerin deneyimleri yaratma gücünü Metafizik (fizik-ötesi) ile açıklayabiliyoruz. Metafizik, felsefenin etik (ahlak felsefesi) ve epistemoloji (bilgi felsefesi) ile birlikte üç ana alt dalından biridir. Metafiziğin incelemeleri varlık, varoluş, evrensel, özellik, ilişki, sebep, uzay, zaman, tanrı, olay gibi kavramlar üzerinedir. Beş duyu organı ile algılanamayan ögelerin tamamı metafizik olarak tanımlanır. Metafizik aynı zamanda Antik Yunanda ortaya çıkan bir felsefe dalıdır. ”Fizik ötesi” kavramı ilk kez Platon tarafından ”idealar dünyası” olarak tanımlanmıştır. Metafizik, düşüncelerle bedensel rahatsızlıklar arasındaki bağlantıyı anlamamızı sağlıyor.
“Hayatımızdaki her rahatsızlık için BİR İHTİYAÇ vardır. Yoksa o rahatsızlığı yaşamazdık. Belirti sadece dışsal bir sonuçtur. Zihinsel nedeni çözüp, ortadan kaldırmak için içimize yönelmeliyiz. Yeni düşünce modelleri ile pratik yapmadan önce; sigara, baş ağrısı, aşırı kilo problem her ne ise, ona duyulan ihtiyaçtan kurtulmaya istekli olma üzerinde çalışın.
Bedende en çok rahatsızlığa neden olan düşünce kalıpları ELEŞTİRME, KIZGINLIK, İÇERLEME ve SUÇLULUK’tur. Örneğin, eleştirme bir alışkanlık halini alırsa artrit (eklem iltihabı) gibi hastalıklara yol açabilir. Kızgınlık, bedende kabaran ve yanan bir iltihaplanmaya dönüşebilir. Uzun süren bir içerleme insanı zehirler, yavaş yavaş yiyip bitirir ve sonunda urlara ve kansere yol açabilir. Suçluluk duygusu daima cezalandırma peşindedir ve acıya yol açar.”
Hastalıkların Zihinsel Sebepleri ve Onarıcı Düşünce Modelleri
Acı: Suçluluk duygusu. Suçluluk duygusu daima ceza peşinde koşar. “Geçmişi sevgiyle bırakıyorum. Onlar da, ben de artık özgürüz. Huzur içindeyim.”
Addison Hastalığı (Böbreküstü Bezi Rahatsızlıkları): Duygusal açıdan çok kötü ya da yetersiz beslenme. Kendine karşı öfke duyma. “Bedenime, zihnime ve duygularıma, sevgiyle dikkat ve özen gösteriyorum.”
Adenoidler (Lenf Bezlerinin Büyümesi): Aile içinde sürtüşme ve tartışmalar. Bu yüzden çocuğun istenmediğini hissetmesi (sanması). “Bu çocuk istendi, iyi karşılandı ve derin bir biçimde sevildi.”
Adetle İlgili Rahatsızlıklar (Kadın Hastalıkları): Kadınlığını reddetme. Suçluluk, korku. Üreme organlarının günahkar ya da kirli olduklarına inanma. “Bir kadın olarak tüm gücümü kabul ediyorum, tüm bedensel süreçlerimi normal ve doğal olarak kabul ediyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.”
- Adet Görememe: Bir kadın olmayı istememe. Kendinden hoşlanmama. “Kendimden hoşnutum, kadınlık bana sevinç veriyor. Ben her zaman mükemmel biçimde akan hayatın güzel bir ifadesiyim.”
- Adet Öncesi Sendromu: Karışıklığın hakim olmasına izin verme. Gücünü dış etkilere teslim etme. Kadınlık süreçlerini reddetme. “Şimdi zihnimin ve hayatımın sorumluluğunu üstleniyorum. Be güçlü, dinamik bir kadınım. Bedenimin her parçası kusursuz çalışıyor. Kendimi Seviyorum.”
- Ağrılı Adet Görme: Kendine kızma. Kendi bedeninden ya da kadınlıktan nefret etme. “Bedenimi seviyorum. Kendimi seviyorum. Tüm devrelerimi seviyorum. Her şey yolunda.”
Ağız: Yeni fikirleri ve besini içine almayı temsil eder. “Kendimi sevgiyle besliyorum.”
- İltihapları: Dudakların irinli sözcükleri zapt etmeleri. Suçlama. “Sevgi dolu dünyamda yalnızca sevinç verici deneyimler yaratıyorum.”
- Kokusu: Öfke ve intikam düşünceleri. “Her şey yolunda. Geçmişi sevgiyle bırakıyorum. Yalnızca sevgiyi ifade etmeyi seçiyorum.”
- Rahatsızlıkları: Sabit görüşlülük. Dar kafalılık. Yeni fikirleri kabullenememe. “Yeni fikirlere ve kavramlara açığım ve onları sindirmeye ve özümsemeye hazırım.”
Ağlama: Gözyaşları hayatın ırmaklarıdır. Üzüntü ve korkudan olduğu kadar sevinçten de akarlar. “Tüm duygularımla barış halindeyim. Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum.”
Ağlayamama: Öfekli gözler. Sevgiyle görmeyi reddetme. Bağışlamaktansa ölmeyi yeğleme. Kinci olma. “Seve seve bağışlıyorum. Görme gücümü canlandırıyor ve şefkatle, anlayışla görüyorum.”
Ağrılar: Sevgi ve destek bulma özlemi. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Sevecenim ve sevilebilecek bir insanım.”
AIDS: Kendini savunmasız ve umutsuz hissetme. Kimsenin kendini umursamadığını düşünme. Yeterince iyi olmadığı konusunda güçlü bir kanı. Kendinden vazgeçme. Cinsel suçluluk duygusu. “Ben evrensel kompozisyonun bir parçasıyım. Ben önemliyim ve Hayat’ın kendisi tarafından seviliyorum. Güçlü ve muktedirim. Kendimi tümüyle seviyor ve takdir ediyorum. “
Akciğer: Hayatı içine alma kapasitesini temsil eder. “Hayatı kusursuz bir dengeyle içime alıyorum.”
- Zatürre: Depresyon. Keder. Hayatı içine almaktan korkma. Kendinde hayatı dolu dolu yaşama hakkını görmeme. “Hayatın bütünlüğünü içime alma kapasitesine sahibim. Hayatı sevgiyle ve dopdolu yaşıyorum.”
Akne (Ergenlik Sivilcesi): Kendini kabullenmeme. Kendinden hoşlanmama. “Ben hayatın Tanrısal bir ifadesiyim. Kendimi olduğum gibi seviyor ve kabulleniyorum.”
Alerjiler (Saman Nezlesi): Kime karşı alerjiniz var? Kendi gücünü yadsıma. “Dünya güvenli ve dostça bir yer. Ben emin ellerdeyim. Hayatla barış halindeyim.”
Alkolizm: Anlamsızlık duygusu. Yararsızlık, suçluluk, yetersiz hissetme. Kendini reddetme. “Ben şimdi’de (anı)yaşıyorum. Her an yenidir. Kendi değerimi görmeyi seçiyorum. Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum.”
Alzheimer (Dementia, Bunama): Dünyayı olduğu gibi kabul etmeyi, onunla ilişki kurmayı reddetme. Umutsuzluk ve çaresizlik (acizlik). Öfke. “Hayatı deneyimleyebileceğim yeni ve daha iyi bir yol daima vardır. Geçmişi bağışlıyor ve geride bırakıyorum. Sevinç ve hazza doğru ilerliyorum.”
Amyotropik Lateral Skleroz ALS (Lou Gehrig Hast.): Kendi değerini kabullenme konusunda isteksizlik. Başarıyı yadsıma. “Değerli olduğumu biliyorum. Başarılı olmak iyi ve güvenli (tehlikesiz) bir şey. Hayat beni seviyor.”
Anemi: “Evet-ama” tutumu. Sevinçten yoksunluk. Hayattan korkma. Kendini yeterince iyi bulmama. “Hayatımın her alanında sevinç duymam iyi ve güvenli (tehlikesiz) bir şey. Hayatı seviyorum.”
Amfizem (Akciğer Hastalığı): Hayatı içine almaktan korkma. Vazgeçme. Kendini yaşamaya değer bulmama. “Dopdolu ve rahatça yaşamak benim doğuştan kazandığım bir haktır. Hayatı seviyorum, kendimi seviyorum.”
Anjin (Boğaz Ağrısı, Bademcik İltihabı): Kendi adına çekinmeden konuşamayacağı ve ihtiyaçlarını talep edemeyeceği konusunda güçlü bir inanç. “İhtiyaçlarımın karşılanması benim doğuştan sahip olduğum bir haktır. İsteklerimi sevgiyle ve rahatça talep ediyorum.”
Anksiyete (Yürek Darlığı): Hayatın akışına, yaşam sürecine güvenmeme. “Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Yaşam sürecine güveniyorum. Emin ellerdeyim.”
Anoreksi (Aşırı İştahsızlık): Kendi hayatından vazgeçme. Aşırı korku. Kendinden nefret etme, kendini reddetme. “Ben olmak iyi ve güvenli (tehlikesiz) bir şey. Olduğum gibi harikayım. Yaşamayı seçiyorum. Mutluluğu ve kendimi kabullenmeyi seçiyorum.”
Apandisit: Korku. Hayattan korkma. Akışın önünü kesme. “Emin ellerdeyim. Gevşiyor ve hayatın neşeyle akmasına izin veriyorum.”
Apse: Düşünceleri incinmeler, küçümsenmeler ve intikam arzusu üzerinde mayalandırma. “Düşüncelerimin özgürleşmesine izin veriyorum. Geçmiş artık son buldu. Huzur içindeyim.”
Arpacık (Göz Rahatsızlıkları): Yaşama öfkeli gözlerle bakma. Birisine kızgınlık duyma. “Herkesi ve her şeyi neşe ve sevgiyle görmeyi seçiyorum.”
Arteryoskleroz (Damar Sertliği): Direnç, gerilim. Aşırı dar görüşlülük. İyi ve güzeli görmeyi reddetme. “Hayata ve mutluluğa tamamen açığım. Her şeyi sevgiyle görmeyi seçiyorum.”
Artrit (Eklemler): Sevilmediğini hissetme. Kendini ve başkalarını sürekli eleştirme, içerleme. Her şeyin kusursuz olmasını aşırı derecede isteme. “Ben sevgiyim. Artık kendimi sevmeyi ve onaylamayı seçiyorum. Başkalarını sevgiyle görüyorum.”
Artritli Parmaklar: Cezalandırma arzusu. Suçlama. Kendini aldatılmış, mağdur edilmiş hissetme, bir kurban gibi hissetme. Burada olmak istememe. “Sevgi ve anlayışla görüyorum. Tüm deneyimlerimi sevginin ışığına çıkarıyorum.”
Astım: Boğucu sevgi. Kendi bireyliğini, bağımsızlığını hissedememe. Kendini bastırılmış, boğulmuş hissetme. Bastırılmış ağlama. “Artık kendi hayatımın sorumluluğunu üstlenebilirim. Özgür olmayı seçiyorum.”
- Bebeklerde ve Çocuklarda: Hayattan korkma. Burada olmak istememe. “Bu çocuk emin ellerde ve seviliyor. Bu çocuk iyi karşılandı ve sevgiyle kucaklanıp kabullenildi.”
Aşırı Hareketlilik: Korku. Kendini baskı altında ve çılgın hissetme. “Güvenlik içindeyim. Tüm baskı ortadan kalkıyor. Yeterince iyiyim.”
Aşırı Havalandırma (Boğulma Krizleri, Solunum Rahatsızlıkları): Korku. Değişikliğe direnme. Yaşam sürecine güvenmeme. “Evrenin her yerinde güvenlik içindeyim. Kendimi seviyor ve yaşam sürecine güveniyorum.”
Aşırı Kiloluluk: Hayattan korkma. İncinme, aşağılanma, eleştiri veya cinsellikten korunma ihtiyacı duyma. Duygulardan kaçma. Güvensizlik, kendini reddetme. Doyum arama. “Duygularımla barış halindeyim. Olduğum yerde güvenlik içindeyim. Kendi güvenliğimi kendim yaratıyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.”
Atardamarlar: Yaşama sevincini taşırlar. “Sevinç doluyum. Kalbimin her vuruşuyla içimden sevinç akıyor.”
Ateş: Yakıcı öfke. “Ben sevgi ve barışın sükunet dolu ifadesiyim.”
Ayak Bilekleri: Eğilmezlik (esneklikten yoksunluk) ve suçluluk duygusu. Ayak bilekleri zevk alabilme yeteneğini temsil ederler. “Hayattan zevk almayı hak ediyorum. Hayatın sunduğu tüm keyif ve hazzı kabul ediyorum.”
Ayaklar: Kendimiz, başkaları ve hayatla ilgili anlayışımızı temsil ederler. “Anlayışım açık, berrak ve ben zamanla (gerekli durumlarda) değişmeye hazırım. Emin ellerdeyim.”
Ayak Mantarı: Kabul edilmemekten kaynaklanan düş kırıklığı ve sinirlilik. Bunları rahatlıkla geride bırakıp ilerleyememe. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. İlerlemek için kendime söz veriyorum. İlerlemek iyi, güvenli (tehlikesiz) bir şeydir.”
Ayak Parmakları: Geleceğin küçük ayrıntılarını temsil eder. “Tüm ayrıntılar kendiliğinden çözümlenirler.”
Ayak Rahatsızlıkları: Gelecekten ve hayatta ilerleyememekten korkma. “Hayatta neşeyle ve kolaylıkla ilerliyorum.”
Ayak Tabanı Siğili: Anlayışınızın temeline, kaynağına öfke duymanız. Geleceğe de yansıtılan düş kırıklığı. “Güvenle ve rahatça ilerliyorum. Yaşam sürecine güveniyorum ve kendimi bu sürecin akışına bırakıyorum.”
Ayak Tırnağının Batması: İleri doğru yönelmeye, ilerlemeye hakkı olup olmadığı konusunda endişe ve suçluluk duyma. “Hayatta gideceğim yönü seçmek ve o yönde ilerlemek benim Tanrısal hakkımdır. Güvenlik içindeyim. Özgürüm.”
Bacaklar: Bizi hayatta ilerletirler. “Hayat benim için var.”
Bacak Rahatsızlıkları (alt): Gelecekten korkma. İlerlemek istememe ya da belli bir yönde ilerlemek istememe. “Geleceğimde her şeyin iyi olduğunu bilerek, güven ve neşeyle ilerliyorum.”
Bademcik İltihabı (Anjin, Boğaz Ağrısı): Korku. Bastırılmış duygular. Boğulmuş yaratıcılık, yapmak istediği şeyi yapamama. “Benim hayrıma olan şey artık rahatça akıyor. Tanrısal fikirler benim vasıtamla ifade buluyorlar. Huzur içindeyim.”
Bağımlılıklar: Kendinden kaçış. Korku. Kendini nasıl sevebileceğini bilememe. “Ne kadar harika olduğumu şimdi keşfediyorum. Kendimi sevmeyi ve kendimden zevk almayı seçiyorum.”
Bağırsaklar: Özümseme ve artıkları (işe yaramayan şeyleri) kolaylıkla çıkarıp atmayı temsil ederler. “Bilmem gereken her şeyi kolayca özümser ve geçmişi sevinçle bırakırım. Bırakmak kolaydır.”
Bağırsak Rahatsızlıkları: Eskiyi, artık ihtiyaç duyulmayanı bırakmaktan korkma. “Eskiyi rahatça ve kolayca bırakıyorum ve yeniyi sevinçle karşılıyorum.”
Basurlar (Makat): Son teslim tarihleri (yetiştirememe) korkusu. Geçmişe duyulan öfke. Bırakmaktan, koyuvermekten korkma. Kendini yük altında hissetme. “Sevgiye benzemeyen, ona ters düşen her şeyi bırakıyorum. Yapmak istediğim her şey için yeterli zaman ve yer var.”
Baş Ağrıları (Migren): Kendini saygın bulmama. Kendini eleştirme. Korku “Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Kendimi ve yaptıklarımı sevgi gözleriyle görüyorum. Emin ellerdeyim.”
Baş Dönmesi: Kararsız, dağınık düşünme. Dikkatle bakıp görmeyi reddetme. “Tam anlamıyla merkezimdeyim ve huzur içindeyim. Yaşamak ve neşeli olmak iyi ve güvenli (tehlikesiz) bir şey.”
Bayılma: Korku. Başa çıkamayıp bırakma. Geçici olarak bilincini yitirme. “Hayatımdaki her şeyle başa çıkabilecek güce ve bilgiye sahibim.”
Beden Kokusu: Korku. Kendinden hoşlanmama. Başkalarından korkma. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Güvenlik içindeyim.”
Bedenin Sağ Tarafı: Dışarı vermeyi, bırakmayı, erkek enerjiyi, erkekleri, babayı temsil eder. “Erkek enerjimi hiç çabasız kolayca dengeliyorum.”
Bedenin Sol Tarafı: Alıp kabul ediciliği, içeri almayı, dişi enerjiyi , kadınları, anneyi temsil eder. “Dişi enerjim kusursuz bir dengeye sahip.”
Bellek Yitimi (Unutkanlık): Korku. Hayattan kaçış. Kendine sahip çıkmama. “Zeka ve cesarete sahibim ve değerliyim. Yaşamak güvenli (tehlikesiz) bir şey.”
Belsoğukluğu (Zührevi Hastalık): Kötü bir insan olduğu için cezalandırılma ihtiyacı. “Bedenimi seviyorum. Cinselliğimi seviyorum. Kendimi seviyorum.”
Bereler (Kesikler, Yaralar): Kendine öfkelenme ve suçluluk duygusu. “Kendimi bağışlıyor ve kendimi sevmeyi seçiyorum.”
Besin Zehirlenmesi: Başkalarının kontrolü ele almalarına izin verme. Kendini korunmasız, savunmasız hissetme. “Yoluma her ne çıkarsa, onu sindirecek güce ve beceriye sahibim.”
Beyaz Akıntı (Kadın hastalıkları, Döl Yolu İltihabı): Kadınların erkekler karşısında güçsüz olduklarına inanma. Bir sevgiliye, eşe karşı öfke duyma. “Tüm deneyimlerimi ben yaratırım. Ben gücün ta kendisiyim. Kadın olduğum için seviniyorum. Özgürüm.”
Beyaz Saç: Gerilim. Baskı altında olduğuna, fazla zorlandığına inanma. “Hayatın her alanında huzur içinde ve rahatım. Güçlü ve muktedirim.”
Beyin: Bilgisayarı, anahtar tablosunu temsil eder. “Ben zihnimin sevgi dolu operatörüyüm.”
- Felci: Aileyi bir sevgi eylemi içinde birleştirme ihtiyacı. “Birlik içinde, sevgi dolu ve huzurlu bir aile yaşamına katkıda bulunuyorum. Her şey yolunda.”
- Uru: Bilgisayara yüklenmiş yanlış inançlar. İnatçılık. Eski düşünce kalıplarını değiştirmeyi reddetme. “Zihin bilgisayarımı yeniden programlamak benim için kolay. Hayatın tümü değişimdir ve zihnim daima kendini yeniler.”
Beyin-Omurilik Menenjiti: Hastalıklı düşünme biçimi ve hayata karşı şiddetli öfte duyma. “Tüm suçlamaları bırakıyor ve hayatın barış ve sevincini kabul ediyorum.”
Boğaz: İfadenin yolu. Yaratıcılık kanalı. “Yüreğimi açıyor ve sevginin mutluluğunu mırıldanıyorum.”
- Ağrısı (Anjin, Bademcik İltihabı): Öfkeli sözcükleri zapt etme. Kendini ifade edemeyeceğini, bu konuda aciz olduğunu hissetme. “Tüm kısıtlamalardan kurtuluyorum ve kendim olmakta özgürüm.”
- Rahatsızlıkları: İnsanın kendisi adına çekinmeden, açıkça konuşamaması. Öfkesini yutup göstermemesi. Yaratıcılığın bastırılmış olması. Değişmeyi reddetme. “Ses çıkartmak iyidir, uygundur. Kendimi rahatça ve neşeyle ifade ediyorum. Kendi adıma çekinmeden konuşuyorum. Yaratıcılığımı ifade ediyorum. Değişmeye hazırım.”
- Tıkanması (üzüntüden): Korku. Yaşam sürecine güvenmeme. “Emin ellerdeyim. Hayatın benim için var olduğuna inanıyorum. Kendimi rahatça ve neşeyle ifade ediyorum.”
Boğulma Krizleri (Solunum Rahatsızlıkları): Korku. Yaşam sürecine güvenmeme. Çocukluk dönemine saplanıp kalmış olma. “Büyümek iyi ve güvenli bir şeydir. Dünya güvenli bir yer. Ben emin ellerdeyim.”
Boyun (Boyun Omurları): Esnekliği temsil eder. Arkada ne olduğunu görme yeteneği. “Hayatla barış içindeyim, rahatım.”
- Omurga Çarpıklıkları: Bir meselenin diğer yönlerini, başkalarının bakış açılarını görmeyi reddetme. İnatçılık, eğilmezlik. “Bir meselenin her yönünü esneklik ve kolaylıkla görüyorum. Meseleleri görüp değerlendirmenin ve bir şeyler yapmanın sayısız yolu vardır. Güvenlik içindeyim.”
- Boyun Tutulması: Kararından dönmez, boyun eğmez bir inatçılık. “Başka bakış açılarını da görmek yararlı ve güvenli bir şey.”
Böbrek Rahatsızlıkları: Eleştirme, düş kırıklığı, başarısızlık, utanç. Küçük bir çocuk gibi tepki gösterme. “Hayatımda daima Tanrısal doğru eylem gerçekleşiyor. Her deneyimden yalnızca hayırlı ve yararlı şeyler elde ediyorum. Büyümek güvenli bir şey.”
Böbrek Taşları: Halledilmemiş, çözülmemiş öfke yumruları. “Tüm geçmiş sorunları kolaylıkla çözüyor ve ortadan kaldırıyorum.”
Böbreküstü Bezi Rahatsızlıkları: Bozguna uğrama. Artık kendine bakmama, kendisiyle ilgilenmeme. Endişe, korku. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Kendime bakmam iyi ve güven verici bir şey.”
Bright Hastalığı (Nefrit/Böbrek İltihabı): Kendini hiç bir şeyi doğru dürüst yapamayan ve yeterince iyi olmayan bir çocuk gibi hissetme. Bir başarısızlık, kayıp. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Kendimi önemsiyorum. Her zaman tamamen yeterliyim.”
Bronşit: Huzursuz bir aile ortamı. Tartışmalar ve bağrışma. Bazen sessiz bir sürtüşme. “İçimde ve çevremde barış ve uyum ilan ediyorum. Her şey yolunda.”
Bunama (Alzheimer, Dementia): Çocukluğun sözde güvenliğine geri dönüş. Bakım ve ilgi talep etme. Bir çeşit çevresindeki kişileri yönetme biçimi. Hayatın yükünden kaçış. “Tanrısal koruma. Güvenlik. Huzur. Evrensel Zeka hayatın her düzeyinde iş görür.”
Bunyon (Ayak Başparmağı Ekleminde Oluşan Çıkıntı): Hayat deneyimlerini neşesiz bir biçimde karşılama. “Hayatın harika deneyimlerini karşılamak için neşeyle ileri atılıyorum.”
Burkulma: Öfke ve direnme. Hayatında belirli bir yöne gitmek isteme. “Yaşam sürecinin beni, benim için en hayırlı olana götüreceğine inanıyorum. Huzur içindeyim.”
Bursit (Eklemler ve kas krişleri arasındaki keselerin iltihaplanması): Bastırılmış öfke. Birine vurmak isteme. “Sevgi kendisine benzemeyen her şeyi gevşetir (zayıflatır, yumuşatır) ve salıverir.”
Burun: Kendi kendini tanımayı, kabullenmeyi temsil eder. “Sezgisel yeteneğimi tanıyor ve kabulleniyorum.”
- Akması: Yardım isteme, içsel feryat, ağlama. “Beni mutlu kılan, hoşnut eden yollarla kendimi seviyor ve rahatlıyorum.”
- Kanaması: Tanınma, kabul edilme ihtiyacı duyma. Umursanıp önemsendiğini hissetme. Sevgi isteme. “Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Kendi gerçek değerimi biliyor ve kabul ediyorum. Ben harikayım.”
- Tıkalı: Kendi değerini tanıyıp, kabullenmeme. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum.”
Candida (Pamukçuk): Kendini çok dağılmış hissetme. Bir hayli düş kırıklığı ve öfke. İlişkilerde çok şey talep etme ve karşısındakine güvenmeme. Büyük alıcılar. “Olabileceğimin en iyisi olmak için kendime söz veriyorum ve hayatta en iyisine layığım. Kendimi ve diğerlerini seviyor, takdir ediyorum.”
Cilt: Bireyselliğimizi temsil eder. “Ben olmak iyi ve güvenli.”
- Rahatsızlıkları (Kurdeşen, Sedef Hastalığı, İsilik): Bireyselliğimizin tehdit edildiğini hissetmemiz. Endişe, korku. Başkalarının üzerimizde güce sahip olduklarını hissetmemiz. Eski, gömülmüş karışıklık. “Kendimi neşe ve huzur düşünceleriyle, sevgiyle koruyorum. Geçmiş bağışlandı ve unutuldu. Şu anda özgürüm.”
Ciltteki Beyaz Başlı Küçük Yağ Birikintileri (Sivilceler): Çirkinliği gizleme.“Kendimi güzel ve sevilmeye değer olarak kabul ediyorum.”
Ciltteki Siyah Başlı Küçük Yağ Birikintileri: Küçük öfke patlamaları. “Düşüncelerimi yatıştırıyorum. Sakinim, sükunet içindeyim.”
Cinsel Soğukluk (Frijidite): Korku. Zevki yadsıma, reddetme. Cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğuna inanma. Duyarsız eş ya da sevgililer. Babadan korkma. “Kendi bedenimden zevk almam iyi ve güvenli bir şey. Bir kadın olduğum için seviniyorum.”
Cushing Hastalığı (Böbreküstü Bezi Rahatsızlıkları): Zihinsel dengesizlik. Ezici, baskı yapıcı fikirleri fazlasıyla üretme. Kendini yenik düşmüş, güçsüz hissetme. “Zihnimi ve bedenimi sevgiyle dengeliyorum. Artık beni mutlu kılacak, kendimi iyi hissetmemi sağlayacak düşünceleri seçiyorum.”
Cüzzam: Hayatla hiçbir biçimde başa çıkamama. Yeterince iyi ya da temiz olmadığına dair köklü bir inanç. “Tüm sınırlamaların üstüne çıkıyorum. Bana Tanrısal bir biçimde yol gösteriliyor. SEVGİ TÜM HAYATI İYİLEŞTİRİR.”
Çene Rahatsızlıkları: Öfke. İçerleme. İntikam alma arzusu. “Zihnimdeki, bu durumu yaratan düşünce kalıplarını değiştirmeye hazırım. Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Emin ellerdeyim.”
Çıbanlar, Kan Çıbanları: Kişinin öfkesinin taşıp, galeyana gelmesi. “Sevgi ve mutluluğu ifade ediyorum ve barış halindeyim.”
Çocuk Felci: Felç edici kıskançlık. Birisini durdurma arzusu. “Herkese yetecek kadar var. Ben sevecen düşüncelerle, kendi hayrıma olanı ve özgürlüğümü yaratıyorum.”
Çocuk Hastalıkları: Takvimlere, toplumsal kavramlara ve yanlış kurallara inanma. Çevredeki yetişkinlerin çocuksu davranışlar sergilemeleri. “Bu çocuk Tanrısal bir biçimde korunuyor ve sevgiyle kuşatılmış durumda. Zihinsel bağışıklık talep ediyoruz.”
Çürükler (Ezikler): Yaşamdaki küçük darbeler. Kendini cezalandırma. “Kendimi seviyorum. Kendime karşı iyi ve yumuşak davranıyorum. Her şey yolunda.”
Dalak: Sabit fikirler, saplantılar. Bir şeyler hakkında sürekli tedirginliklere ve endişelere sahip olma. “Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Yaşam süreci benim için var. Emin ellerdeyim. Her şey yolunda.”
Delilik – Cinnet: Aileden kaçış. Hayatın yükünden kaçış, geri çekilme. Hayattan zor gücüyle kaçış. “Bu zihin kendi gerçek kimliğini biliyor ve o Tanrısal Kendini-ifade’nin yaratıcı bir noktasıdır.”
Denge Bozukluğu: Dağınık düşünce biçimi. düşüncelerini bir merkezde toplayamama. “Kendimi güven içinde bir merkezde topluyorum ve hayatımın mükemmel olduğunu kabul ediyorum. Her şey yolunda.”
Deniz Tutması – Taşıt Tutması: Korku. Ölüm korkusu. Kontrolü yitirme. “Ben Evren’le tam bir güvenlik içindeyim. Her yerde huzur içindeyim. Hayat’a güveniyorum.”
Depresyon: Sahip olma hakkına sahip olmadığını hissetmekten kaynaklanan kızgınlık. Umutsuzluk. “Artık diğer insanların korkularının ve sınırlamalarının ötesine geçiyorum. Kendi hayatımı yaratıyorum.”
Deri Sertleşmesi (Yaşlılarda): Kendini hayattan koruma. Orada olma ve kendine iyi bakabilme konusunda kendine güvenmeme. “Tamamen gevşiyor, rahatlıyorum, çünkü artık emin ellerde olduğumu biliyorum. Hayata ve kendime güveniyorum.”
Devasız Hastalık: Bu aşamada artık dış vasıtalarla tedavi edilemez. İyileştirmek için içe yönelmeliyiz. Bu hastalık hiçlikten geldi ve yine hiçliğe geri dönecektir. “Mucizeler her gün olur. Bu hastalığı yaratan düşünce kalıbını yok etmek için içime yöneliyor ve artık Tanrısal bir şifayı kabul ediyorum. Öyleyse olsun!”
Dil: Hayatın zevklerini neşeyle tatma yeteneğini temsil eder. “Tüm hayatın cömert vericiliğinden dolayı mutluyum.”
Dirsek (Eklemler): Yön değişimlerini ve yeni deneyimleri kabullenmeyi temsil eder. “Yeni deneyimlere, yeni yönlere ve yeni değişikliklere kolayca uyum sağlıyor, onlarla birlikte akıyorum.”
Disk Kayması: Hayat tarafından hiç desteklenmediğini hissetme (sanma). Kararsızlık. “Hayat, tüm düşüncelerimi destekler; bu yüzde kendimi seviyor ve onaylıyorum, her şey yolunda.”
Dişler: Kararları temsil ederler.
Diş Rahatsızlıkları: Uzun süren kararsızlık. Fikirleri analiz edip kararlar verme konusunda yetersizlik. “Kararlarımı doğru prensiplere dayanarak veririm ve hayatımda yalnızca doğru eylemin gerçekleştiğini bilerek güvenle beklerim.”
Dişeti Kanaması: Hayatında verdiği kararlardan sevinç duyamama. “Hayatımda daima doğru eylemin gerçekleşmesine güveniyorum. Huzur içindeyim.”
Dişeti Sorunları: Verdiği Kararları sürdürememe. Kararsızlık. “Ben kararlı bir insanım. Verdiğim kararları sürdürüp tamamlıyor ve kendimi sevgiyle destekliyorum.”
- Kök Kanalı: Artık hiçbir şeyden destek alamama. Kök inançların yıkıma uğraması. “Kendim ve hayatım için sağlam temeller ve dayanaklar yaratıyorum. İnançlarımın beni neşeyle desteklemelerini seçiyorum.”
Diz (Eklemler): Gurur, kibir ve egoyu temsil eder. “Ben esnek ve akıcıyım.”
- Rahatsızlıkları: İnatçı ego ve gurur. Eğilmezlik, esnek olamama. Korku. Teslim olmama. “Bağışlama, anlayış, şefkat ve merhamet. Kolaylıkla eğiliyor ve akıyorum. Her şey yolunda.”
Diyabet –Şeker hastalığı: Geçmişteki seçimlerinden pişmanlık duymak. Hayatı kontrol altına alma ihtiyacı. Derin üzüntü. Hayattan tat almama. “Bu an güzelliklerle dolu. Günün tatlı yönlerini görmeyi, yaşamayı seçiyorum. Affediyorum. Anlıyorum. Şefkat duyuyorum. Kolayca uzlaşıyorum.”
Dizanteri: Korku ve yoğun öfke. “Zihnimde sükunet yaratıyorum ve bedenim bunu yansıtıyor.”
Doğum: Hayat sahnesinin bu bölümüne girişini temsil eder. “Bu bebek şimdi mutluluk dolu, harika yeni bir hayata başlıyor. Her şey yolunda.”
Doğuştan Sakatlıklar: Karmik. Böyle dünyaya gelmeyi siz seçtiniz. Ana-babamızı ve çocuklarımızı biz seçeriz. Bitmemiş iş. “Her deneyim, tekamül sürecimiz için mükemmeldir. İçinde bulunduğum durumla barış halindeyim.”
Doymaz İştah: Umutsuz dehşet.Kendinden nefretin korkunç bir doldurma ve boşaltması. “Ben Hayat’ın kendisi tarafından seviliyor, besleniyor ve destekleniyorum. Yaşamak güvenli bir şey.”
Dölyatağı: Yaratıcılığın yuvasını temsil eder. “Ben bedenimde, kendi yuvamdayım.”
Dölyolu İltihabı (Kadın Hastalıkları, Beyaz Akıntı): Sevgiliye ya da eşe öfke duyma. Cinsel yönden suçluluk duygusu. Kendini cezalandırma. “Başkaları benim kendime duyduğum sevgi ve takdiri yansıtıyorlar. Cinselliğimden hoşnutum.”
Dudak Uçuğu: Hayatı küçümseme alışkanlığı. Kendini ve başkalarını aşırı eleştirme. Her şey ne kadar kötü, değil mi deme alışkanlığı. “Hayatla birim. Kendimi ve başkalarını seviyorum. Yaşamaktan mutluluk duyuyorum.”
Duyarlık Bozuklukları (Bir dış etken olmadan deride iğnelenme, sızlama ve ürperme hissetme): Sevgi ve ilgiyi kısıtlama, göstermeme. Zihnen cansızlaşma. “Duygularımı ve sevgimi paylaşıyorum. Herkesin içindeki sevgiye karşılık veriyorum.”
Düşük: Korku. Gelecek korkusu. “Şimdi değil sonra.” Uygun olmayan zamanlama. “Hayatımda daima Tanrısal doğru eylem gerçekleşmekte. Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Her şey yolunda.”
Egzama: Soluk kesici kin. Zihinsel patlamalar. “Uyum ve barış, sevgi ve mutluluk beni kuşatıyor ve içimi kaplıyor. Emin ellerde, güvenlik içindeyim.”
Eklemler (Artrit, Dirsek, Diz, Omuzlar): Hayattaki yön değişikliklerini ve bu hareketlerin rahatlığını, kolaylığını temsil ederler. “Değişikliklerle birlikte kolayca akıyorum. Hayatım Tanrısal bir rehberlikle yönlendiriliyor ve ben daima en iyi yönde ilerliyorum.”
El Bileği: Hareket ve kolaylığı, rahatlığı temsil eder. “Tüm deneyimlerimi bilgelikle, sevgiyle, kolaylıkla karşılıyorum.”
Eller: Tutma ve ele alma. Kavrama ve sıkı tutma. Tutup kavrama ve bırakma. Okşama. Sıkıştırıp acıtma. Deneyimlerle ilişki kurmanın, başa çıkmanın tüm yolları. “Tüm deneyimlerimi bilgelikle, sevgiyle ve kolaylıkla karşılıyorum.”
Enfeksiyon (Viral enfeksiyon): Sinirlenme, öfke, sıkıntı. “Rahat, sakin ve uyumlu olmayı seçiyorum.”
Epstein-Barr Virüsü: Kişinin kendi sınırlarını aşırı zorlaması. Yeterince iyi olamama korkusu. Tüm içsel desteğini boşaltıp tüketme. Gerilim virüsü. “Gevşeyip rahatlıyor ve kendi değerimi kabul ediyorum. Ben yeterince iyiyim. Hayat kolay ve keyifli.”
Epilepsi –Sara: Zulüm duygusu. Hayatı reddetme. Büyük bir mücadele verme duygusu. Kendine karşı zorbalık. “Hayatı sonsuz ve haz dolu olarak görmeyi seçiyorum. Ben sonsuzum, sevinçliyim ve huzurluyum.”
Eritem (Deri Veremi): Vazgeçme,pes etme. Kendini savunmak, hakkını talep etmektense ölmeyi yeğleme. Öfke ve cezalandırma. “Kendi adıma çekinmeden konuşuyorum. Kendi gücüme sahip çıkıyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Özgürüm güvenlik içindeyim.”
Felç: Korku. Dehşet. Bir durumdan yada kişiden kaçış. Direnme. “Tüm hayatla birim. Her durum için tam anlamıyla yeterliyim.”
Fıtık: Kopmuş, uyumu bozulmuş ilişkiler. Gerilme, zora gelme, sorumluluklar, yanlış yaratıcı ifade. “Zihnim hafif ve uyumlu. Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Kendim olmakta özgürüm.”
Fibroid –Tümör ve kistler: Eşe derinden kırılma ve bu kırgınlığı besleme. Kadınlık benliğine darbe yemek. “Bu deneyimi bana çeken düşünce kalıbından kendimi kurtarıyorum.”
Filebit (Bacaktaki toplardamarların iltihabı): Öfke ve düş kırıklığı. Hayatındaki sınırlamalar, yoksunluklar ve mutsuzluk için başkalarını suçlama. “Neşe içimde özgürce dolaşıyor ve ben hayatla barış halindeyim.”
Fistül (İki organ veya iki doku yüzeyi arasında normalde olmayan bir bağlantı): Korku. Serbest bırakma, koyuverme sürecinde bir tıkanma. “Güvenlik içindeyim. Yaşam sürecine bütünüyle güveniyorum.”
Frengi (Zührevi Hastalık): Cinsel suçluluk duygusu. Gücünüzü ve etkinliğinizi teslim etmeniz. “Kendim olmaya karar verdim. Kendimi olduğum gibi beğeniyor ve onaylıyorum.”
Gastrit (Mide rahatsızlıkları): Süregelen belirsizlik. Kötü beklentiler. Kaygılanma. “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Emin ellerdeyim.”
Gaz Sancıları: Sıkı tutma. Korku.Sindirilmemiş fikirler. “Gevşiyor ve hayatın içimden rahatça akmasına izin veriyorum.”
Geğirme: Korku. Hayatı çok hızlı bir biçimde içine tıkıştırmak. “Yapmam gereken her şey için yeterli zamana ve yere sahibim. Huzur içindeyim.”
Gözler: Geçmişi, şimdiyi ve geleceği berrak bir biçimde görebilme yeteneğini temsil eder. “Sevgi ve sevinçle görüyorum.”
Göz Rahatsızlıkları (Arpacık): Kendi hayatınızda gördüğünüz şeyden hoşlanmamanız. “Şimdi bakmaktan hoşlanacağım bir hayat yaratıyorum.”
- Akçıl Gözbebeği: Şu anda karşı karşıya bulunduğu şeye, dosdoğru bakmaya korkma. “Kendimi hemen şimdi seviyor ve onaylıyorum.”
- Astigmatizm: “Ben” sorunu. Kendini gerçekten görmekten, kendi benliğiyle karşılaşmaktan korkma. “Artık kendi güzelliğimi ve görkemimi görmeye istekli ve hazırım.”
- Glokom (Göz Tansiyonu): Katı bir bağışlamazlık. Çoktan beri süren incinmelerin baskısı. Bunlara boğulmuş olma. “Sevgi ve şefkatle bakıyorum.”
- Hipermetropluk: Şimdi’den (yaşanan andan) korkma. “Şimdi ve burada güvenlik içindeyim. Bunu berrak bir biçimde görüyorum.”
- Katarakt: İleriye neşe ve umutla bakamama. Karanlık gelecek beklentisi. “Hayat sonsuz ve mutluluk dolu. Her yeni anı yaşamak istiyorum.”
- Çocuklarda: ailede olup bitenleri görmek istememe. “Uyum, neşe ve güzellik ve güvenlik şimdi bu çocuğu kuşatıyor.”
- Keratit: Aşırı öfke. Karşısındaki şeylere ya da kişilere vurma arzusu. “içimden akan sevginin gördüğüm her şeyi iyileştirmesine izin veriyorum. Barışı seçiyorum. Benim dünyamda her şey yolunda.”
- Miyopluk: Gelecekten korkma. Önünde olana güvenmeme. “Tanrısal rehberliği kabul ediyorum. Yaşan sürecine güveniyorum. Ben daima emin ellerdeyim.”
- Şaşılık: Dışarıda olanları görmek istememe. Ayrı amaçlar peşinde olma. “Görmem iyi ve güvenli bir şey. Huzur içindeyim.”
Grip (Solunum Yolları Hastalıkları): Kitle olumsuzluğunu ve inançlarını benimseme. Korku. İstatistiklere inanmak. “Ben toplumsal inançların ya da takvimin ötesindeyim. Tüm tıkanıklıklardan ve etkilerden kurtuldum.”
Guatr (Tiroit): Acı çektirildiği, cezalandırıldığı için nefret duyma. Kendini kurban olarak görme. Kendisini hayatta engellenmiş hissetme. “Hayatımın hakimi ve yöneticisi benim. Kendim olmakta özgürüm.”
Gut Hastalığı: Hakim olma, üstün olma ihtiyacı. Sabırsızlık, öfke. “Emin ellerdeyim.Tehlikelerden uzağım. Kendimle ve başkalarıyla barış içindeyim.”
Güçsüzlük: Zihinsel dinlenme ihtiyacı. “Zihnime keyifli bir tatil veriyorum.”
Güneş Sinirağı (Karın boşluğu): Metanet,sebat tepkileri. Sezgisel gücümüzün merkezi. İç sesime güveniyorum. “Ben güçlü ve akıllıyım.”
Hareket Tutması ( Deniz ve taşıt tutması): Korku. Kontrolü elinde tutamama korkusu. “Ben daima kendi düşüncelerimin kontrolüne sahibim. Güvenlik içindeyim, kendimi seviyor ve onaylıyorum.”
Hazımsızlık: Korku, endişe, dehşet hissetme. Sızlanma ve homurdanma. “Tüm yeni deneyimleri sükunetle ve neşeyle sindiriyor ve özümsüyorum.”
Hepatit (Karaciğer Rahatsızlıkları): Değişikliğe direnç. Korku, öfke, nefret. Karaciğer öfke ve gazabın yeridir. “Zihnim arınmış ve özgür. Geçmişi bırakıyor ve yeniye doğru ilerliyorum. Her şey yolunda.”
Hilal Hücreli (Orak) Anemi: Kişinin “yeterince iyi olmadığı” inancının yaşam sevincini yok etmesi. “Bu çocuk yaşam sevincini yaşıyor, soluyor ve sevgi tarafından besleniyor. Tanrı her gün mucizeler yaratır.”
Herpes (Uçuk): Cinselliğin ayıp olduğu toplumsal inancı kabullenme. Cezalanma ihtiyacı. Utanç duygusu. Cezalandırıcı bir Tanrı’ya inanma. “Benim Tanrı anlayışım sevgidir. Cinsellik normal ve doğaldır. Cinselliğimi ve bedenimi seviyorum.”
Hipofiz: Kontrol merkezini temsil eder. “Zihnim ve bedenim kusursuz bir denge içinde. düşüncelerimi kontrol ediyorum.”
Hipoglisemi (Kandaki normal şeker oranının azalması): Hayatın sorumlulukları, yükleri yüzünden bunalma. ‘’Hayatın ne anlamı var?’’ tipi duygu ve düşüncelerin egemen oluşu. “Şimdi hayatımı aydınlık, kolay ve neşe dolu kılmayı seçiyorum.”
Hodgkin Hastalığı (Lenf bezi kanseri): “Yeterince iyi olamama’’ konusunda çok büyük bir korku ve kendini suçlama. İnsanın –kanın kendini besleyecek özü kalmayıncaya dek- çılgınca sürdürdüğü kendini kanıtlama yarışı içinde yaşam sevincini unutması. “Kendim olmaktan çok mutluyum. Olduğum halimle yeterince iyiyim. Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Sevinç veriyor ve alıyorum.”
Horlama: Eski düşünce kalıplarını bırakmayı inatçı bir biçimde reddetme. “Zihnimden sevgi ve sevince benzemeyen her şeyi atıyorum. Geçmişi arkada bırakarak, yeni ve önemli olana yöneliyorum.”
Huntington Hastalığı (Beynin bazı bölgelerinde bozulma): Başkalarını değiştiremediği için içerleme. Umutsuzluk. “Tüm idareyi Evren’e bırakıyorum. Kendimle ve hayatla barış halindeyim.”
Isırıklar: Korku. Her türlü küçümsenmeye açık olma. “Kendimi şimdi ve ebediyen bağışlıyor ve seviyorum.”
- Hayvan: İçe dönmüş öfke. Cezalandırılma ihtiyacı duyma. “Özgürüm”
- Böcek: Küçük şeylerle ilgili suçluluk duygusu. “Beni sinirlendiren her şeyden kurtuldum. Her şey yolunda.”
İdrar Tutamama: Duygusal taşma. Duyguları yıllarda kontrol etmenin yarattığı birikim. “Hissetmeye hazırım. Duygularımı ifade etmem iyi ve güvenli bir şey. Kendimi seviyorum.
İdrar Yolu Enfeksiyonları: Kızgınlık. Genellikle karşı cinsten birine ya da bir sevgiliye içerleme. Başkalarını suçlama. “Bu durumu yaratan düşünce kalıbını bilincimden çıkarıp atıyorum. Değişmeye hazırım. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.”
İdrar Yolu İltihabı: Öfkeli duygular. Kızgın olma. Suçlama. “Hayatımda yalnızca sevindirici deneyimler yaratıyorum.”
İktidarsızlık: Cinsel baskı, gerilim, suçluluk duygusu. Toplumsal inançları benimseme. Eski bir eşe karşı kin duyma. Anneden korkma. “Artık cinsel prensibimin tüm gücünün kolaylıkla ve keyifle iş görmesine izin veriyorum.”
İltihaplanma: Korku. Son derece öfkelenme. Öfkeli düşünme. “Ben sükunet içinde ve kendi merkezimde kalarak düşünürüm.”
İncikler (Kaval kemikleri): İdeallerin yıkılmaları. İncikler hayat standartlarını temsil ederler. “Sevgi ve neşeyle, en yüksek standartlarıma uygun biçimde yaşıyorum.”
İnme (Nüzul): Vazgeçme.direnme. Değişmektense ölmeyi yeğleme. Hayatı reddetme. “Hayat değişimdir ve ben yeniye kolayca uyabilirim. Hayatı,geçmişi, şimdiyi ve geleceği kabul ediyorum.”
İntihar: Hayatı yalnızca siyah-beyaz olarak görme. Başka bir çıkış yolu görmeyi reddetme. “Ben olanaklar bütünlüğü içinde yaşıyorum.her zaman başka bir yol vardır. Emin ellerdeyim.”
İshal: Korku. Reddetmek. Kaçış. “Benim içime alışım, özümsemem ve dışarı çıkarışım kusursuz bir düzen içinde işler. Hayatla barış içindeyim.”
İsilik (Kurdeşen): Gecikmelerden ötürü sinirlenme. Dikkat çekmek için çocuksu bir yol. “Kendimi seviyor ve onaylıyorum.Yaşam süreciyle barış halindeyim.”
İştah – aşırı: Korku. Korunma ihtiyacı. Duyguları yargılama. “Emin ellerdeyim. Hissetmek iyi ve güvenli bir şeydir.. Duygularım normal ve kabul edilebilirdirler.”
İştah -kaybı: Korku. Kendini koruma. Hayata güvenmemek. “Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Emin ellerdeyim. Hayat güvenli ve keyifli.”
Kabarcıklar: Direnç. Duygusal korunmadan yoksunluk. “Hayatla ve her yeni deneyimle birlikte, uyum içinde akıyorum. Her şey yolunda.”
Kabızlık: Eski fikirlerden vazgeçmeyi reddetme. Geçmişe saplanıp kalma. Bazen de cimrilik. “Geçmişi bırakıyor, yeni ve gerekli olanı kabul ediyorum. Hayatın içimden akmasına izin veriyorum.”
Kadın Hastalıkları (Adet görmeme, adetle ilgili rahatsızlıklar, ağrılı adet görme, beyaz akıntı, dölyolu iltihabı, lifli urlar): Kendinden vazgeçme. Kadınlığı reddetme. Dişi prensibi reddetme. “Kadınlığımdan sevinç ve haz duyuyorum. Kadın olmayı seviyorum. Bedenimi seviyorum.”
Kalçalar: Bedeni kusursuz bir denge içinde taşırlar. İleriye yönelmede başlıca itici güçtürler. “Her gün, her yerde neşe ve mutluluk bulabilirim.”
Kalça Rahatsızlıkları: Büyük kararlar alarak ileriye yönelmekten korkma. Kendisine ileriye yönelmeyi gerektirecek bir şey bulamama. “Kusursuz bir dengeye sahibim. Hayatımda her yaşta kolaylıkla ve neşeyle ilerliyorum.”
Kalp: Sevgi ve güven merkezini temsil eder. “Kalbim sevgi ritminde atıyor.”
- Krizi: Para ya da mevki uğruna kalbindeki tüm neşe ve sevinci yok etme. “Neşe ve sevinci kalp merkezime geri getiriyorum. Herkese sevgi gösteriyorum.”
- Rahatsızlıkları: Çoktan beri süren duygusal sorunlar. Sevinçten yoksunluk. Kalbin katılaşması. Fazla çabalama. Aşırı duygusal ya da zihinsel gerilim altında olduğuna inanma. “Sevinç. Sevinç. Sevinç. Sevincin, zihnimden, bedenimden ve deneyimimden akmasına sevgiyle izin veriyorum.”
- Trombozu (Kalbi besleyen atardamarlardan birinin bir kan pıhtısıyla tıkanması): Kendini yalnız ve panikte hissetme. ‘’ Ben yeterince iyi değilim. Yaptığım yeterli değil. Asla başaramayacağım.’’ yaklaşımı. “Tüm hayatla birim. Evren beni bütünüyle destekliyor. Her şey yolunda.”
Kan: Bedende özgürce dolaşan sevinci temsil eder. “Yaşam sevincini ifade ediyor ve alıp kabul ediyorum.”
- Dolaşımı: Duyguları olumlu yollardan ifade etme ve böyle hissetme yeteneğini temsil eder. “Dünyanın her yanında sevgi ve sevinci dolaştırmakta özgürüm.”
- Kan Hastalıkları – Lösemi: Sevinç yoksunluğu ve fikirlerin yeterince dolaşım halinde olmaması. “Sevinç verici yeni fikirler içimde özgürce dolaşıyorlar.”
- Pıhtılaşma: Yaşama sevincinin akışını engelleme. “İçimde yeni bir yaşam uyandırıp canlandırıyorum. Akıyorum.”
Kanama: Sevincin dışarı akması. Öfke. “Yaşam sevincini kusursuz bir ritim içinde ifade ediyor ve alıp kabul ediyorum.”
Kangren: Zihinsel marazilik. Zehirli düşüncelerle sevinci boğma. “Artık uyumlu düşünceleri seçiyor ve sevincin içimde özgürce akmasına izin veriyorum.”
Kanser: Derin bir biçimde incinme, yaralanma. Uzun zamandır süren kızgınlık. İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren derin bir sır ya da üzüntü. Nefretin taşması. “Tüm geçmişi sevgiyle bağışlıyor ve serbest bırakıyorum. Dünyamı sevinçle doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.”
Karaciğer: Öfke ve ilkel duyguların yeri. “Benim bildiğim tek şey, sevgi, huzur ve neşedir.”
- Rahatsızlıkları (Hepatit, sarılık): Kronik yakınma. Kendini kandırmak için her şeye kusur bulma, bu eğilimini haklı görme. Kendini kötü hissetme. “Kalbimdeki açık (kabule hazır, samimi) yerde yaşıyorum. Sevgi arıyor ve onu her yerde buluyorum.”
Karın Ağrıları (Kramplar): Korku, süreci durdurma. Hayatın akışıyla ilerlemeyi reddetme. “Yaşam sürecine güveniyorum. Emin ellerdeyim.”
Kasık Kemiği: Üreme organlarıyla ilgili korunmayı temsil eder. “Cinselliğim güven içindedir.”
Kaslar: Yeni deneyimlere direnme. Kaslar hayatta hareket etme yeteneğimizi temsil ederler. “Hayatı keyifli bir dans olarak deneyimliyorum.”
Kasların Gelişmemesi: “Bu yaşam büyümeye değmez.” yaklaşımı. “Ana babamın sınırlamalarını aşıyorum. olabileceğim en iyi ben olmakta özgürüm.”
Kaşıntı: İnsanın kendi doğasına zıt düşen arzular duyması. Doyumsuzluk. Vicdan azabı. Kaçmak yada kurtulmak için kaşınma. “Şimdi ve burada huzur içindeyim. Tüm ihtiyaç ve arzularımın yerine getirileceğini bilerek, benim için hayırlı olanı kabul ediyorum.”
Kayıtsızlık: Hissetmeye direnç. Kendi kendini uyuşturma. Korku. “Hissetmek iyi ‘’ tehlikesiz ‘’ bir şeydir. Kendimi hayata açıyorum. Hayatı deneyimlemeye hazırım.”
Kazalar: Kendi adına çekinmeden konuşamama. Otoriteye karşı başkaldırı. Şiddete, zor gücüne inanma. Kazaları biz kendimize çekeriz. “Bu durumu yaratan düşünce kalıbını terk ediyorum. Barış halindeyim. Ben değerliyim.”
Kekemelik: Güvensizlik. Kendini ifade eksikliği. Ağlamaya izin verilmemiş olması. “Kendi adıma çekinmeden, açıkça konuşmakta özgürüm. Artık kendimi güvenle ifade edebilirim. Yalnızca sevgiyle iletişim kuruyorum.”
Kellik: Korku. Gerilim. Her şeyi kontrol altında tutmaya çalışma. Yaşam sürecine güvenmeme. “Emin ellerdeyim. Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Hayata güveniyorum.”
Kemik İliği: İnsanın kendisi hakkındaki en derin inançlarını temsil eder. Kendinizi nasıl desteklediğinizi, kendinize nasıl baktığınızı gösterir. “Hayatımın yapısı Tanrısal Öz’den oluşur. Emin ellerdeyim, seviliyorum ve tümüyle destekleniyorum.”
Kemikler: Evrenin temel yapısını temsil ederler. “Ben sağlıklı bir yapıya sahibim ve dengeliyim.”
- Kırılma, çatlama: Otoriteye karşı başkaldırı. “Benim dünyamda, ben kendi kendimin otoritesiyim; çünkü zihnimi yönlendirebilecek tek kişi benim.”
- Deformasyon (Osteomiyelit, Osteoporoz): Zihinsel baskı ve gerginlik. Kasların ve düşüncenin esnekliğini kaybetmesi. “Hayatı bütünüyle içime çekiyorum. Gevşiyorum ve hayatın akışına güveniyorum.”
Kesikler (Yaralar, bereler): Kendi kurallarınıza uymadığınız için kendi kendinizi cezalandırmanız. “Ödüllerle dolu bir hayat yaratıyorum.”
Kıç (Kaba Etler): Gücü temsil eder. Gevşek kaba etler güç kaybını gösterir. “Gücümü akıllıca kullanıyorum. Güçlüyüm. Emin ellerdeyim.”
Kıllanma: Üstü örtülü öfke. Kullanılan örtü çoğunlukla korkudur. Suçlama arzusu. Çoğunlukla kendine bakıp besleme konusunda bir isteksizlik söz konusudur. “Ben kendi kendimin sevgi dolu ana babasıyım. Sevgi ve onaylama ile kuşatılmış haldeyim. Kendimi olduğum gibi göstermem iyi ve güvenli ‘‘ tehlikesiz ‘’ bir şeydir.”
Kısırlık: Korku ve yaşam sürecine direnme, ya da ana baba olmaya ihtiyaç duymamak. “Yaşam sürecine güveniyorum. Ben daima doğru yerde, doğru zamanda, doğru şeyleri yapıyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.”
Kıvrım Bağırsak İltihabı (Crohn): Korku. Endişe. Kendini yeterince iyi bulmama. “Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Yapabileceğimin en iyisini yapıyorum. Ben harikayım. Huzur içindeyim.”
Kistik Fibrosis: Hayatın yolunda gitmeyeceğine aşırı inanma. Zavallı ben? duygusu. “Hayat beni seviyor, ben hayatı seviyorum. Şimdi hayatı bütünüyle ve rahatça içime almayı seçiyorum.”
Kistler: Eski, acı verici filmi oynatıp durma. Acıları beslemek. Sahte gelişme. “Zihnimden güzel filmler geçiyor, çünkü ben onları böyle kılmayı seçiyorum. Kendimi seviyorum.”
Kolesterol (Damarların tıkanması): Mutluluk kanallarını tıkama. Mutluluğu kabullenmekten korkma. “Hayatı sevmeyi seçiyorum. Mutluluk kanallarım ardına kadar açık. Almak iyi ve güvenli bir şeydir.”
Kolik (Bebeklerde sık aralıklarla, uzun süreli ve yoğun görülen ağlama veya huzursuzluk): Zihinsel öfke, sabırsızlık. Çevreden sıkılıp rahatsız olma. “Bu çocuk yalnızca sevgiye ve sevecen düşüncelere karşılık (tepki) verir. Her şey barış halinde.
Kolit (Bağırsaklar): Güvensizlik. Bitmiş olanı bırakma rahatlığını, doğallığını temsil eder. “Hayatın mükemmel ritminin ve akışının bir parçasıyım. Her şey Tanrısal doğru düzen içinde.”
- Spazmlı: Bırakmaktan korkma. Güvensizlik. “Güvenlik içinde yaşıyorum. Hayat ihtiyaçlarımı bana daima sağlayacaktır. Her şey yolunda.”
Kollar: Hayat deneyimlerini taşıma (dayanma) gücü ve yeteneğini temsil ederler. “Deneyimlerimi sevgiyle kucaklıyor, onları rahatça ve neşeyle taşıyorum.”
Koma: Korku. Birisinden ya da bir şeyden kaçış. “Seni sevgi ve güvenle kucaklıyoruz. Sana iyileşebileceğin bir ortam yaratıyoruz. Seviliyorsun.”
Konjonktivit (Göz kapaklarının iç yüzeyini ve gözün beyaz kısmını kaplayan ince ve saydam zarın iltahabı): Bir beklentimizle ilgili öfke ve düş kırıklığı. “Sevgi dolu gözlerle görüyorum. Uyumlu bir çözüm var ve ben şimdi onu kabul ediyorum.”
- Bulaşıcı: Öfke ve düş kırıklığı. Görmek istememe. “Haklı olma ihtiyacından kurtuluyorum. Barış halindeyim. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.”
Kramplar: Gerilim. Korku. Sıkı tutma, sürdürme. “Gevşiyor ve zihinimin rahatlayıp sakinleşmesine izin veriyorum.”
Kuduz: Öfke. Çözümün şiddet olduğu inancı. “Çevremi ve içimi huzur kaplıyor.”
Kulak Ağrısı (İltihabı): Öfke. İşitmek istememe. Çok fazla gürültü, karışıklık. Tartışan ana baba. “Uyum beni kuşatıyor. Hoş ve güzel olanı sevgiyle dinliyorum. Ben bir sevgi merkeziyim.”
Kulak Çınlaması: Dinlemeyi reddetmek. İç sesini işitmeme. İnatçılık. “Yüksek benliğime güveniyorum. İç sesimi sevgiyle dinliyorum. Sevgi eylemine benzemeyen her şeyi bırakıyorum.”
Kulaklar: İşitme kapasitesini temsil ederler. “Sevgiyle işitiyorum.”
Kurdeşen (Ürtiker): Küçük, gizli korkular. Pireyi deve yapmak. “Hayatımın her köşesine barış ve huzur taşıyorum.”
Kusma: Fikirleri şiddetle reddetme. Yeni’den korkma. “Hayatı güven içinde ve neşeyle sindiriyorum. Bana yalnızca hayırlı şeyler gelir. Bende yalnızca hayırlı şeyler yaparım.”
Larenjit: Öfkeden konuşamamak. Otoriteye kızgınlık. Konuşmaktan korkmak. “Arzu ettiğim şeyi istemekte özgürüm. Kendimi ifade etmem iyi ve güvenli bir şey. Barış içindeyim.”
Lenf Hastalıkları: Zihnin artık, hayatın asli öneme sahip yanları”Sevgi ve Mutluluk” üzerinde yeniden odaklanması gerektiği uyarısı. “Şimdi yaşama sevgisi ve sevincine tamamen odaklanmış haldeyim. Hayatla birlikte akıyorum. İç huzuruna sahibim.”
Lifli Urlar ve Kistler (Kadın Hastalıkları): Bir eşin ya da sevgilinin açtığı yarayı besleme. Kadınlık egosuna bir darbe yeme. “Bana bu deneyimi çeken düşünce kalıbından kurtuluyorum. Hayatımda yalnızca güzel ve yararlı şeyler yaratıyorum.”
Lösemi: İlham ve yaratıcılığın hunharca yok edilmesi. “Ne yararı var ki?” yaklaşımı. “Eski sınırlamaları aşarak, “Şimdi”nin özgürlüğünü yaşıyorum. Kendim olmak güzel ve güvenli bir şey.”
Makat (Basurlar): Salıverme noktası. yük, çöp boşaltma yeri. “Hayatımda artık ihtiyaç duymadığım şeyleri kolayca ve rahatça bırakıyorum.”
- Ağrısı: Suçluluk duygusu. Cezalandırılma arzusu duyma. Kendini yeterince iyi bulmama. “Geçmiş geride kaldı. Şimdi kendimi sevmeyi ve onaylamayı seçiyorum.”
- Apsesi: Bırakmak, salıvermekle istemediğimiz bir şeyle ilgili kızgınlık. “Bırakmak iyidir. Yalnızca artık ihtiyaç duymadığım şeyler bedenimi ve hayatımı terk ediyorlar.”
- Fistül: Gereksiz, değersiz şeyleri tümüyle bırakmamış olma. Geçmişin çerçöpünden hala etkilenme. “Geçmişi sevgiyle Tamamen bırakıyorum. Özgürüm. Ben sevgiyim.”
- Kanaması: Öfke ve düş kırıklığı. “Yaşam sürecine güveniyorum. Hayatımda yalnızca doğru ve güzel şeyler gerçekleşiyor.”
- Kaşınması: Geçmişe ilişkin suçluluk duygusu. Vicdan azabı. “Kendimi sevgiyle bağışlıyorum. Özgürüm.”
Mantar Hastalığı: Başkalarının canınızı sıkmalarına, sizi sinirlendirmelerine izin vermeniz. Kendinizi yeterince iyi yada temiz hissetmemeniz. “Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Hiç kimse, hiçbir yer yada hiçbir şey benim üzerimde bir güce sahip değil. Özgürüm.”
Marazi Oluşumlar: Eski incinmeleri, yaraları besleme. Öfke ve dargınlığı biriktirme. “Kolayca bağışlıyorum. Kendimi seviyor ve şükür düşünceleriyle ödüllendiriyorum.”
Mastoid İltihabı: Öfke ve düş kırıklığı. Olan bitenleri duymak istememe. Genelde çocuklarda ortaya çıkar. Anlayışı bozan korku. “Tanrısal huzur ve uyum beni kuşatıyor ve içimi kaplıyor. Ben (çöldeki) huzur ve neşe vahasıyım. Benim dünyamda her şey yolunda.”
Memeler: Annelik etmeyi ve beslemeyi temsil eder. “Kusursuz bir denge içinde besliyor ve besleniyorum.”
Meme Rahatsızlıkları: Kendini beslemeyi reddetme. Herkesi kendi önüne geçirme. “Ben önemliyim. Değerliyim. Artık kendime sevgiyle ve keyifle özen ve bakım gösteriyorum.”
- Kistleri, Şişleri, Ağrıları (Mastit): Aşırı annelik etme. Aşırı koruma. Zorbaca bir tutuma varan aşırı müdahale. “Başkalarına kendileri olma özgürlüğünü tanıyorum. Hepimiz emin ellerde ve özgürüz.”
Menopoz Sorunları: Artık arzu edilen biri olmama endişesi. Yaşlanma korkusu. Kendini reddetme. Kendini yeterince iyi, hoş, hissetmeme. “Tüm yaş dönemi değişiklikleri sırasında dengeli ve huzurluyum ve bedenimi sevgiyle kutsuyorum.”
Mide: Besinleri taşır. Yeni fikirleri ve deneyimleri sindirir. “Hayatı rahatça sindiriyor ve özümsüyorum.”
- Bulantısı: Korku. Bir fikri ya da deneyimi reddetme. “Güvendeyim. Yaşam sürecinin bana yalnızca hayırlı şeyler getireceğine inanıyorum.”
- Ekşimesi: Korku. Korku. Korku. Sıkıştırıcı korku. “Rahatça ve bütünüyle soluk alıyorum. Emin ellerdeyim. Yaşam sürecine güveniyorum.”
- Rahatsızlıkları (Gastrit, Ülserler): Büyük korku, dehşet, Yeni’yi özümseyememe. “Hayat benimle anlaşma ve uyum içinde. Her gün, her an yeni’yi özümsüyorum. Her şey yolunda.”
- Ülseri: Korku. Yeterince iyi olmadığına inanma. Birilerini hoşnut etmeye can atma. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Kendimle barış içindeyim. Ben harikayım.”
Migren (Baş Ağrıları): Kusursuz olma isteğiyle kendi üzerinde aşırı baskı yaratma. Epey bastırılmış öfke. Hayatın akışına direnme. Cinsel korkular. Ağrı çoğunlukla mastürbasyonla giderilebilir. “Kendimi hayatın akışına bırakıyorum ve hayatın tüm ihtiyaçlarımı kolayca ve rahatça sağlamasına izin veriyorum. Hayat benim için var.”
Mültipl Skleroz (Beyin ve omurilik dokularının sertleşmesi): Zihinsel katılık, katı yüreklilik, demir irade, eğilmezlik. Korku. “Sevecen,sevimli düşünceler seçerek sevecen, mutlu bir dünya yaratıyorum. Emin ellerde ve özgürüm.”
Müzmin Hastalıklar: Değişmeyi reddetme. Gelecekten korkma. Kendini güvenlikte hissetmeme. “Değişmeye ve gelişmeye hazırım. Şimdi kendime güvenli, yeni bir gelecek yaratıyorum.”
Nasırlar: Katılaşmış kavram ve fikirler. Somut korkular. “Yeni fikirleri ve yeni yolları görmek ve denemek güvenli. Hayırlı olana açığım ve onu kabul etmeye hazırım.”
Narkolepsi (Uyku Bozukluğu): Her şeyden uzaklaşma isteği. Aşırı korku. Burda olmayı istememek. “Kutsal bilgeliğin gücüne ve rehberliğine güveniyorum.”
Nefes: Hayatı içimizde hissetme yeteneği. “Hayatı seviyorum.”
Nefes Kokması: Kızgınlık ve intikam dolu düşünceler. “Geçmişime sevgiyle sünger çekiyorum. Sadece sevgiyi dile getiriyorum.”
Nefes Sorunları: Hayatı dolu dolu yaşamaktan korkmak. Yaşamda yeri olmadığını hissetmek. “Hayatı dolu dolu ve özgürce yaşamak en doğal hakkım. Sevilmeye layığım. Hayatı dopdolu yaşamayı seçiyorum.”
Nefrit (Bright Hastalığı-Böbrek İltihabı): Düş kırıklığı ve başarısızlığa aşırı tepki duyma. “Hayatımda yalnızca doğru eylemler gerçekleşiyor. Eskiyi geride bırakıyorum ve yeniye hoş geldin diyorum. Her şey yolunda.”
Nevralji (Sinir Ağrısı): Bir suç için cezalandırma. Bir iletişim nedeniyle şiddetli ıstırap duyma ve kendine eziyet etme. “Kendimi bağışlıyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Sevgiyle iletişim kuruyorum.”
Nezle (Solunum Yolları Hastalıkları): Aynı anda çok fazla şeyin olup bitmesi.zihinsel karmaşa, düzensizlik. Küçük incinmeler. “Her kış üç kez nezle olurum’’ türü inançlar. “Zihnimin gevşeyip rahatlamasına izin veriyorum. İçimde ve çevremde berraklık ve uyum var. Her şey yolunda.”
Nöbetler: Aileden, kendinden yada yaşamdan kaçış. “Ben evrende kendi evimdeyim. Emin ellerdeyim, esirgeniyor ve anlaşılıyorum.”
Omurga: Hayatın esnek desteği. “Ben hayat tarafından destekleniyorum.”
Omurga Eğriliği: Hayatın desteğiyle akma yeteneğinden yoksunluk. Korku ve eski fikirlere tutunmaya çalışma. Hayata güvenmeme. Bütünlükten yoksunluk. Kesin kanılar edinme cesareti gösterememe. “Tüm korkulardan kurtuluyorum. Artık yaşam sürecine güveniyorum. Hayatın benim için var olduğunu biliyorum. Sevgiyle, kendinden emin ve dik duruyorum.”
Omuzlar (Eklemler): Hayat deneyimlerimizi neşeyle taşıma yeteneğimizi temsil ederler. Hayatı, tutumumuzla bir yük haline getiririz. “Tüm deneyimlerin sevinçli ve sevgi dolu olmasına izin vermeyi seçiyorum.”
Omuzların ve Sırtın Yuvarlaklığı – Kamburun çıkması: Hayatın yüklerini taşıma. Kendini çaresiz ve umutsuz hissetme. “Sırtım dik ve özgürüm. Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Hayatım her geçen gün daha da iyileşiyor.”
Osteomiyelit- Kemik rahatsızlıkları: Hayatın yapısından dolayı öfke ve düş kırıklığı. Kendini desteksiz hissetme. “Yaşam sürecine güveniyorum ve hayatla barış içindeyim. Emin ellerdeyim, korunuyorum.”
Osteoporoz (Kemik Erimesi): Hayatta artık hiçbir desteği kalmadığına inanma. “Kendi kendimin desteğiyim ve hayat beni beklenilmedik, sevgi dolu yollardan destekliyor.”
Ödem (Şişkinlik, Su Toplaması): Kimi yada neyi bırakamıyorsun? “Geçmişi seve seve geride bırakıyorum. Bırakmak iyi ve güvenli (tehlikesiz) bir şeydir. Artık özgürüm.”
Öksürükler: Dünyaya bağırma arzusu. “Beni görün! Beni dinleyin!”. “Ben en olumlu biçimde önemseniyor ve takdir ediliyorum. Seviliyorum.”
Ölüm: Hayat sahnesini terk etmeyi temsil eder. “Yeni deneyim düzeylerine doğru sevinçle ilerliyorum. Her şey yolunda.”
Öpüşme Hastalığı (Pfeiffer): Sevgi ve takdir göremediği için öfke duyma. Artık kendini beğenmeme, kendini bırakma. “Kendimi seviyorum, takdir ediyorum ve kendime bakıyorum. Ben yeterliyim.”
Paget Hastalığı (Kemik İltihabı): Kendine destek olacak hiçbir dayanağın, hiçbir kurumun kalmadığını hissetme. “Kimse beni umursamıyor” inancı. “Hayatın beni olağanüstü ve görkemli bir biçimde desteklediğini biliyorum. Hayat beni seviyor ve önemsiyor.”
Pamukçuk (Candida, Ağız): Yanlış kararlar verdiği için kendine öfkelenme. “Değiştirmekte özgür olduğumu bilerek, verdiğim kararları sevgiyle kabul ediyorum. Güvenlik içindeyim.”
Pankreas: Hayatın tatlılığını, hoşluğunu temsil eder. “Hayatım hoş ve tatlıdır.”
- İltihabı: Reddetme. Hayat tatlılığını yitirmiş göründüğü için öfke ve düş kırıklığı hissetme. “Kendimi seviyor ve onaylıyorum ve tek başıma hayatımda tatlılık ve neşe yaratıyorum.”
Parazitler: Gücünü başkalarına teslim etme, onların idareyi ele geçirmelerine izin verme. “Gücümü sevgiyle geri alıyor ve tüm parazitlerden kurtuluyorum.”
Parkinson Hastalığı: Korku. Yoğun bir biçimde herkesi, her şeyi kontrol altında tutma arzusu. “Güvende olduğumu bilerek gevşiyorum. Hayat benim için var ve yaşam sürecine güveniyorum.”
Parmaklar: Hayatın ayrıntılarını temsil ederler. Hangi parmakta bir sorun baş gösterirse, o parmağın temsil ettiği konuda rahatlayıp, kendinizi serbest bırakmanız iyi olur. “Hayatın ayrıntılarıyla barış halindeyim. Hayatın ayrıntılarında rahat ve huzurluyum.”
- Baş parmak: Zeka ve endişeyi simgeliyor. “Zihnim dingin.”
- İşaret parmağı: Ego ve korkuyu simgeliyor. “Tehlikelerden uzak, emin ellerdeyim.”
- Orta parmak: Öfke ve cinselliği simgeliyor. “Cinselliğimle barış içindeyim.”
- Yüzük parmağı: Birleşmeleri ve kederi simgeliyor. “Sevecen ve huzurluyum.”
- Küçük parmak: Aileyi ve üstlenilen rolleri (kendini benzetmeleri) temsil eder. “Hayat ailesinde ben kendimim, olduğum gibi görünüyorum.”
Piyore (Diş eti iltihabı): Bir türlü karar verememe yüzünden öfke duyma. Kararsızlık. Karakter zayıflığı. “Kendimi beğeniyor ve onaylıyorum Aldığım kararlar benim için daima kusursuzdurlar.”
Prostat: Erkek prensibi temsil eder. “Erkekliğimi kabul ediyorum, erkekliğimden hoşnutum.”
- Sorunları: Zihinsel korkuların erkekliği zayıflatması. Vazgeçmek. Cinsel baskı ve suçluluk duygusu. Yaşlanmaya inanma. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Kendi gücümü kabul ediyorum. Ben ruhen ebediyen gencim.”
Rahim: Yaratıcılığın evini simgeliyor. “Bedenimle barışığım.”
Raşitizm: Duygusal beslenme eksikliği. Sevgi ve güven yoksunluğu. “Güvendeyim. Evrenin bizzat kendisi olan sevgiyle besleniyorum. Emin ellerdeyim.”
Romatizma: Kurban. Hep haksızlığa uğradığını hissetmek. Hep benim başıma geliyor. Sevgi yoksunluğu. Kendini aldatılmış, mağdur edilmiş, kurban edilmiş hissetme. Sevgi eksikliği ya da yokluğu. Kronik içerleme. “Kendi deneyimlerimi kendim yaratırım. Kendimi ve başkalarını sevip onayladıkça, gittikçe daha olumlu deneyimleri hayatımda yaratıyorum.”
Romatizmal Artrit (Eklem zarı iltihabı): Otoriteyi ağır bir biçimde eleştirme. Kendini çok rahatsız edilmiş hissetme. “Ben kendi kendimin otoritesiyim. Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Hayat güzel.”
Safra Kesesi Taşı: Katı düşünceler. Suçlama. Mahkum etme. Kibir. “Geçmişi sevinçle geride bırakıyorum. Hayat tatlı, ben de tatlıyım.”
Sağırlık: Reddetme. İnatçılık. Kendini tecrit etme. Duymak istemediğiniz nedir? “Beni rahatsız etmeyin.” “Tanrısal olanı dinliyorum (Her şey O’nun sesidir.). İşitebildiğim her şey bana sevinç veriyor. Her şeyle birim.”
Salgı Bezleri: Tutma merkezlerini temsil ederler. Marşa basma faaliyeti. “Ben kendi dünyamın yaratıcı gücüyüm.”
- Rahatsızlıkları: Harekete geçirici, ileriye yöneltici fikirlerin zayıf dağılımı. Kendini tutma, çekinme. “Gereksindiğim tüm Tanrısal fikirlere ve faaliyete sahibim. Hemen ileri doğru harekete geçiyorum.”
Saman Nezlesi (Alejiler): Duygusal tıkanıklık. Takvimden korkma, zamanla yarış. Kendini baskı altında hissetme. Suçluluk duygusu. “TÜM HAYAT ile birim. Her zaman güvendeyim.”
Sara: Zulüm duygusu. Hayatı reddetme. Büyük bir mücadele verme duygusu. Kendine karşı zorbalık. “Hayatı sonsuz ve sevinçli olarak görmeyi seçiyorum. Ben sonsuzum, sevinçliyim ve barış halindeyim.”
Sarılık (Karaciğer Rahatsızlıkları): İçsel ve dışsal önyargı. Dengesiz mantık. “Kendim de dahil tüm insanlar için hoşgörü, sevgi ve şefkat duyuyorum.
Sarkık Yüz Hatları: Zihindeki çökertici düşüncelerden kaynaklanır. Hayata içerleme, öfke duyma. “Yaşama sevincimi ifade ediyor ve kendime her günün, her anın tadını çıkartma izni veriyorum. Yeniden gençleşiyorum.”
Sedef Hastalığı: İncitilmekten korkma. Kendi duygularını uyuşturma. Duygularının sorumluluğunu kabullenmeyi reddetme. “Hayatın sevinçlerine karşı istekliyim. Hayatta benim için en iyi olanı hak ve kabul ediyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.”
Selülit: Biriktirilmiş öfke ve kendini cezalandırma. “Başkalarını bağışlıyorum. Kendimi bağışlıyorum. Hayatı sevmek ve tadını çıkartmak için özgürüm.”
Sırt Rahatsızlıkları (Omurga çarpıklıkları): Desteklenmediğimizi hissetmemiz (sanmamız). Bu, yalnızca işimiz, ailemiz, eşimiz vb. tarafından desteklendiğimiz yanlış kanısından kaynaklanır. Bizzat Hayat’ın, Evren’in bizi desteklediğini unuturuz. “Hayatın beni her zaman desteklediğini biliyorum.”
- Sırt sorunları – alt: Para konusunda korku. Ekonomik destekten yoksunluk. “Yaşam sürecine güveniyorum. İhtiyacım olan şey daima karşılanacaktır. Emin ellerdeyim.”
- Sırt sorunları – orta: Suçluluk duygusu. Ardındaki tüm o ıver zıvıra saplanıp kalma. “Geçmişi geride bırakıyorum. Yüreğimde sevgiyle ilerlemek için özgürüm.”
- Sırt sorunları – üst: Duygusal destekten yoksunluk. Sevilmediğini hissetme. Bu yüzden kendi sevgisini de alıkoyma. “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Hayat beni seviyor ve destekliyor.”
Sıtma: Doğayla ve hayatla olan dengeyi yitirme. “Hayatın bütünüyle birlik ve denge içindeyim. Emin ellerdeyim.”
Siğil: Nefretin küçük dışa vurumları. Çirkin olduğuna inanma. “Ben Hayat’ın sevgi ve güzelliğinin tam ifadesiyim”.
Sinir: Ben-merkezcilik (hep kendini düşünme). İletişim kanallarını kapatma. “Yüreğimi açıyor ve yalnızca sevgi dolu iletişim biçimleri yaratıyorum. Güvendeyim, iyiyim.”
- Bozukluğu: İletişimi temsil eder. “Alıcı ve aktarıcılar. Rahatça ve keyifle iletişim kuruyorum.”
Sinirlilik: Korku, endişe, mücadele, acele etme. Yaşam sürecine güvenmeme. “Ben sonsuza dek sürecek, ebedi bir yolculuktayım ve yeterince bol zamana sahibim. Yürekten iletişim kuruyorum. Her şey yolunda.”
Sinüzit: Yakın bir kişiye sinirlenme (sinirlendirici bir yakının varlığı) “Huzur ve uyumun her zaman içimi kapladığını ve beni kuşattığını ilan ediyorum. Her şey yolunda.”
Sistit (İdrar torbası (mesane) iltihabı): Endişe. Eski fikirlerin etkisi altında olma. Bırakmaktan, koyuvermekten korkma. Kızgın olma. “Eskiyi rahatça ve kolayca bırakıyor ve yeni’ye ‘’hayatıma hoş geldin’’ diyorum. Emin ellerdeyim.”
Sivilce: Küçük öfke patlamaları. “Düşüncelerimi yatıştırıyorum, sakinim.”
Siyatik (Üst bacağın arka kısmı, arka bacağın dış tarafı ve siyatik siniri boyunca yayılan ağrı): İkiyüzlü olma. Para ve gelecek için endişelenme. “Benim için daha hayırlı olana doğru ilerliyorum. Her yerde benim için hayırlı şeyler var. Güvenlik içindeyim, korunuyorum.”
Solunum Rahatsızlıkları (Boğulma Krizleri): Hayatı bütünüyle içine almaktan korkma ya da bunu reddetme. Hayatta bir yer tutma, hatta var olma hakkını bile kendinde görmeme. “Dopdolu ve rahatça yaşamak benim doğuştan kazandığım bir haktır. Sevilmeye değerim. Artık hayatı bütünüyle yaşamayı seçiyorum.”
Spazmlar: Korku yüzünden düşüncelerimizi sıkıştırma. “Serbest bırakıyorum, gevşeyip rahatlıyorum. Emin ellerdeyim.”
Şeker Hastalığı (Diyabet): “Keşke öyle olsaydı’’ düşüncesinden kaynaklanan özlem. Yönetmek için büyük bir ihtiyaç duyma. Derin keder. “Geriye hiçbir hoşluk, tatlılık kalmadı’’ duygusu. “Bu an sevinçle dolu. Şimdi bu günün hoşluğunu, tatlılığını hissetmeyi seçiyorum.”
Şişmanlık: Aşırı duyarlılık. Çoğunlukla korkuyu temsil eder ve kişinin korunma ihtiyacı duyduğunu gösterir. Korku gizli bir öfkeyi ve bağışlamaya gösterilen direnci saklayan bir örtü de olabilir. “Ben Tanrısal Sevgi tarafından korunuyorum. Daima emin ellerdeyim. Büyümeye ve hayatımın sorumluluğunu üstlenmeye hazırım. Diğerlerini bağışlıyorum ve artık hayatımı istediğim biçimde yaratıyorum. Güvenlik içindeyim.”
- Şişman kalçalar: Ana babaya duyulan inatçı öfke birikimleri. “Geçmişi bağışlamaya hazırım. Ana babamın sınırlamalarının ötesine geçmem iyi ve güvenli (tehlikesiz) bir şey.”
- Şişman karın: Yeterince bakılıp beslenmediği için öfke duyma. “Kendimi ruhsal gıdayla besliyorum; doyum içinde ve özgürüm.”
- Şişman kollar: Kendisinden sevgi esirgendiği için öfke duyma. “İstediğim tüm sevgiyi yaratmam iyi ve güvenli -tehlikesiz bir şey.”
- Şişman uyluklar: Çocukluk devresine ait, bastırılıp sıkıştırılmış öfke birikimleri. Çoğunlukla babaya duyulan gazap. “Babamı sevgiden yoksun bir çocuk olarak görüyor ve onu kolayca bağışlıyorum. Her ikimiz de özgürüz.”
Sirpençe (Çıbanlar): Kişisel olarak uğranan haksızlıklarla ilgili zehirli öfke. “Geçmişi serbestçe bırakıyor ve zamanın hayatımın her alanını iyileştirmesine izin veriyorum.”
Tansiyon –yüksek: Çoktan beri süren, çözülmemiş duygusal sorun. “Geçmişi neşeyle geride bırakıyorum. Huzur içindeyim.”
Tansiyon –düşük: Çocukken yeterince sevgi görmemiş olma. Bozguna uğramışlık ‘’Ne anlamı var ki? Nasıl olsa işe yaramayacak’’ yaklaşımı. “Artık daima-sevinçli olan ŞİMDİ de yaşamayı seçiyorum. Hayatım bir sevinç kaynağıdır.”
Taşıt Tutması: Korku. Tutsaklık. Kapana kısıldığını hissetme. “Her zaman ve her yerde kolaylıkla hareket ediyorum. Beni kuşatan şey yalnızca sevgi.”
Tenya: Bir kurban olduğuna ve kirli olduğuna güçlü bir biçimde inanma. Başkalarının görünüşteki tutumları karşısında kendini çaresiz hissetme. “Başkaları yalnızca benim kendi hakkımdaki güzel duygularımı yansıtıyorlar. Kendimi olduğum gibi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum.”
Tetanoz: Kızdıran, hasta eden düşüncelerden kurtulma isteği. “Sevginin yüreğimden akarak içimi yıkamasına ve bedenimin her parçasını ve duygularımı arındırıp, iyileştirmesine izin veriyorum.”
Tırmalamalar (Tahriş edici kaşıma): Hayatın sizi çok hırpaladığını hissetmeniz. Hayatın bir aldatmaca olduğunu, aldatıldığınızı hissetmeniz. “Hayatın bana gösterdiği cömertlik için minnettarım. Ben kutlu bir varlığım.”
Tırnaklar: Korunmayı temsil ederler. “Elimi güvenle uzatıyorum.”
Tırnak Yeme: Çaresizlik ve düş kırıklığı. Kendini yemek. Genelde anne ya da babanın inadına yapılır. “Büyümem iyi ve güvenli. Artık kendi hayatımı kolaylıkla ve zevkle yönetiyorum.”
Tikler, Seğirmeler: Korku. Başkaları tarafından gözlendiği duygusu. “Tüm hayat beni beğeniyor ve onaylıyor. Her şey yolunda. Güvenlik içindeyim.”
Timus: Bağışıklık sistemini yöneten salgı bezi. Hayat tarafından saldırıya uğradığını hissetme.’’Onlar dışarıda bana saldırmak için bekliyorlar’’ duygusu. “Sevgi dolu düşüncelerim bağışıklık sistemimi güçlendiriyor. İç ve dış dünyamda güvendeyim. Kendimi sevgiyle dinliyorum.”
Tiroit (Guatr): Aşağılanmak. İstediğim hiç bir şeyi yapamıyorum. Bana sıra ne zaman gelecek? “Eski sınırlamaları aşıyor ve kendimi özgürce, yaratıcı bir biçimde ifade ediyorum.”
Tiroidin Aşırı Çalışması: Dışarıda (hariç) bırakıldığı için şiddetli öfke, gazap. “Ben hayatın merkezindeyim. Kendimi ve gördüğüm her şeyi beğeniyor ve onaylıyorum.”
Tiroidin Az Çalışması: Vazgeçme. Kendini umutsuz bir biçimde bastırılmış hissetme.“Kuralları beni tümüyle destekleyen yeni bir hayat yaratıyorum.”
Tutulmalar, Sertleşmeler: Katı, inatçı düşünce biçimi. “Esnek düşünebilecek kadar güvenlik içindeyim.”
Tüberküloz: Bencillikle kendi kendini yok etmek. Hükmedici sabit düşünceler. Öç alma ihtiyacı. “Kendimi sevdikçe ve onayladıkça, daha huzurlu, barışçıl bir dünya yaratıyorum.”
Uçuklar: Öfkeli sözcükleri kafada kurup, onları ifade etmekten korkma. “Ben yalnızca huzur verici deneyimler yaratırım, çünkü kendimi seviyorum. Her şey yolunda.”
- Basit uçuk –dudaklarda: Şikayet etmek için yanıp tutuşma. Söylenmemiş (açığa vurulmamış) acı ve sert sözcükler. “Ben yalnızca sevgi sözcükleri düşünür ve söylerim. Hayatla barış halindeyim.”
- Uçuk -Üreme organlarında: Cinsel suç konusundaki toplumsal inancı benimseme ve cezalandırılma ihtiyacı duyma. Toplumdan utanma. Cezalandırıcı bir Tanrı’ya inanma. Cinsel organını reddetme. “Benim Tanrı anlayışım beni destekliyor.ben normal ve doğalım. Kendi cinselliğimden ve bedenimden mutluluk duyuyorum. Ben harikayım.”
Urlar (Tümörler): Eski yaraları ve şokları besleme. Vicdan azabı, pişmanlık birikimi. “Geçmişi sevgiyle bırakıyor ve dikkatimi bu yeni güne çeviriyorum. Her şey yolunda.”
Uyku Hastalığı (Narkolepsi): Başa çıkamama. Aşırı korku. Kaçıp kurtulma isteme. Burada olmak istememe. “Tanrısal bilgeliğin ve rehberliğin beni her zaman koruduğuna güveniyorum. Emin ellerdeyim.”
Uykusuzluk: Korku. Yaşam sürecine güvenmeme. Suçluluk duygusu. “Günü sevgiyle geride bırakıyorum ve yarının kendi başının çaresine bakacağını bilerek huzur dolu bir uykuya dalıyorum.”
Uyuz: Hastalıklı düşünme biçimi. Başkalarının sizin canınızı sıkmalarına, sizi sinirlendirmelerine izin verne. “Ben hayatın canlı, sevecen, neşeli ifadesiyim. Ben kendi kendimin efendisiyim.”
Ülserler (Mide Ülseri): Korku. Yetersiz olduğuna dair duyulan güçlü inanç. Sizi ne yiyip bitiriyor? “Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Huzur içindeyim, sakinim. Her şey yolunda.”
Üşüyüp Titreme: Zihinsel olarak içe çekilme, büzülme. Geri çekilme, bir kenara çekilme arzusu.’’ beni yalnız bırakın’’ duygusu. “Her an emin ellerde ve güvenlik içindeyim. Sevgi beni kuşatıyor ve koruyor. Her şey yolunda.”
Varis: Nefret ettiğiniz bir işte yada bir yerde bulunmanız. Hevesinizin kırılması. Gücünden fazla çalıştığını ve taşıyabileceğinden fazla yük yüklendiğini hissetme. “Gerçekten ayakta duruyor ve neşeyle yaşayıp hareket ediyorum. Hayatı seviyorum ve özgürce dolaşıyorum.”
Verem: Bencillikten ağır ağır eriyip gitme. Tahakküm edicilik, sahiplenicilik. Gaddar düşünceler. İntikam alma. “Kendimi sevip onaylarken, içinde yaşayacak mutlu, barış dolu bir dünya da yaratıyorum.”
Viral Enfeksiyonlar: Hayatında mutluluk ve neşeden yoksunluk. Acı duygusu. “Mutluluğun hayatımda rahatça akmasına sevgiyle izin veriyorum. Kendimi seviyorum.”
Vitiligo (Ciltte beyaz noktalar): Kendini her şeyin dışında hissetmek. Hiçbir şeye, hiçbir gruba ait olmama duygusu.) “Ben hayatın tam merkezindeyim ve tamamen Sevgi’ye bağlıyım.”
Vulva (Dış genital bölge): İncinebilirliği temsil eder. “İncinebilir olmak iyi ve güvenli (tehlikesiz) bir şeydir.”
Yanma (Beden ısısının yükselmesi): Yakıcı öfke. Öfkeyle için için yanma. “Kendi içimde ve çevremde sadece barış ve uyum yaratıyorum. Kendimi iyi hissetmeyi hak ediyorum.”
Yaralar (Kesikler): Kendine kızma, suçluluk duyma. “Şimdi öfkeyi olumlu yollardan salıveriyorum. Kendimi seviyor ve takdir ediyorum.”
Yaşlanma Sorunları: Toplumsal inançlar. Eski tarz düşünme. İnsanın kendisi olmaktan korkması. Şimdiyi reddetmek. “Her yaşta kendimi seviyorum ve kabul ediyorum. Hayatın her anı mükemmel.”
Yatağı Islatma (Uykuda idrar kaçırma): Ebeveyn korkusu. Genellikle baba. “Bu çocuğa sevgi, şefkat ve anlayışla bakıyorum. Her şey yolunda.”
Yirminci Yaş Dişinin Çene Kemiğine Kaynaması: Sağlam bir temel yaratmak için kendinize gereken zihinsel boşluk, alan tanımamanız. “Bilincimi, hayatın yayılıp genişlemesine açıyorum. Büyümem ve değişmem için yeteri kadar yer var.”
Yorgunluk: Direnme, can sıkıntısı. İnsanın yaptığı işi sevmemesi. “Hayat bana coşku veriyor; istek ve enerji doluyum.”
Yumrular: Ego’nun, mesleki konuda (kariyerle ilgili olarak) içerlemesi, düş kırıklığına uğraması, yaralanması. “Zihnimden, bu ertelemeye neden olan düşünce kalıbını atıyor ve artık başarının benim olmasına izin veriyorum.”
Yumurtalıklar: Yaratıcılık noktası. “Yaratıcı akışım içinde dengeliyim.”
Yüz: Dünyaya gösterdiğimiz şeyi temsil ediyor. “Kendimi olduğum gibi ifade ediyorum. Ben olmak iyi ve güvenli bir şey.”
Yüz Felci: Öfke üzerinde aşırı kontrol. Duygularını ifade etme konusunda isteksizlik. “Duygularımı ifade etmem, benim için iyi ve güvenli (tehlikesiz) bir şeydir. Kendimi bağışlıyorum.”
Zatürree: Umutsuz. Hayattan yorgunluk. Duygusal yaraların iyileşmesine izin verilmemesi. “Hayatın soluğuyla ve zekasıyla dolu Tanrısal fikirleri rahatça içime alıyorum. Bu yeni bir andır.”
Zona: Korku ve gerginlik. Aşırı duyarlılık. “Gevşeyip rahatlıyorum, huzur içindeyim, çünkü yaşam sürecine güveniyorum. Benim dünyamda her şey yolunda.”
Zührevi Hastalık (AIDS, Belsoğukluğu, Uçuklar, Frengi): Cinsel suçluluk duygusu. Cezalandırılma ihtiyacı duyma. Cinsel organların günahkar yada pis olduklarına inanma. Birisine tecavüz etmiş olma. “Cinselliğimi ve onun ifadesini sevgi ve neşeyle kabulleniyorum. Yalnızca beni destekleyen ve kendimi iyi hissettiren düşünceleri kabul ediyorum.”


