Kuantum Dünyası
Kuantum fizikçileri, atomları oluşturan küçük partikülleri gözlemleyen (veya ölçen) kişinin enerji ve maddenin davranışlarını etkilediğini keşfetti. Kuantum deneyleri elektronların görünmez bir enerji alanında, sonsuz bir ihtimal ve olasılıklar diziliminde, eş zamanlı olarak var olduklarını gösterdi. Ama yalnızca bir gözlemci, dikkatini herhangi bir elektronun herhangi bir yerine verdiğinde o elektron ortaya çıkar. Diğer bir deyişle, biz onu gözlemleyene kadar bir partikül gerçekte – yani bildiğimiz şekliyle yer ve zamanda – oluşamaz. Kuantum fiziği bu fenomene “dalga fonksiyonunun çöküşü” ya da “gözlemci etkisi” adını verir. Şimdi gözlemci bir elektron aradığı anda, zamanda ve yerde elektron için tüm olasılıkların fiziksel bir olaya dönüştüğü belirli bir nokta olduğunu biliyoruz. Bu keşifle zihin ve madde ayrı düşünülemez; onlar içsel bir biçimde ilişkilidirler, çünkü sübjektif zihin objektif, fiziksel dünyada değişiklikler üretir.
“Atom-altı seviyede enerji, sizin farkındalıklı dikkatinize cevap verir ve maddeye dönüşür.” Dr. Joe Dispenza
Çift Yarık Deneyi https://youtu.be/jMtqToOsO90
Bu deneyi gören Einstein “Korkunç! Tahmin edilemez, kafasına göre davranan bir dünya..” şeklinde yorumlamış. Ben de hayatta her şeyin mümkün olduğunun bir kanıtı olarak görüyorum. Ya siz?
Modern bilimin yaratıcısı olduğu kabul edilen Milet’li Anaksimandros, daha milattan önce 6. Yüzyıl’da bilimsel irdelemelerde Tanrı veya Tanrılar varsayımının gereksizliğini görerek, kainatın zamanda ve mekanda sınırsız olması gerektiği tezini geliştirmiş ve bu sınırsızlığa Yunanca “APEIRON” (sınırı, çevresi olmayan) adını vermiştir.

“Dünya ancak duygularımız ona dönük olduğu müddetçe vardır. Bunun dışında dünyanın bir varlığı yoktur.” Advaita Vedanda
Biz insanların kuantum alanıyla nasıl bağlantı içinde olduğuna bakmanın bir diğer yolu, kuantum dolanıklık veya kuantum lokal olmayan bağlantı kavramıdır. Özünde, iki partikül bir şekilde ilişki kurabildiğinde, zaman ve mekanın ötesinde her zaman birbirlerine bağlı olacaklardır. Sonuç olarak, birbirlerinden ayrılsalar bile birine yapılan şey diğerine de yapılmış olur. Bizler de partiküllerden oluştuğumuz için, bu hepimizin zaman ve mekanın ötesinde bağlı olduğu anlamına gelir. Başkalarına yaptığımız şeyi aslında kendimize yaparız. Bu “İyilik yap, iyilik bul.” sözünün bilimsel açıklaması olabilir mi sizce? 🙂
Bunun ne ifade ettiğini bir düşünün. Eğer bu kavramı anlayabilirseniz, o zaman olası bir gelecekte var olan “sizin” şimdiki “siz”le, bu zaman ve mekanın ötesinde bir boyutta, halihazırda bağlantı içinde olduğunu kabul etmemiz gerekir.


