3 Ağustos 2026, Pazartesi
More

    Abracadabra

    ABRACADABRA

    Abracadabra, Aramice “Avra kedabra” “Söylediğimi yaratırım.” demektir.“Abracadabra” kelimesinin anlamı, dilin muazzam yaratıcı gücüyle ilişkilidir.

    Kelimeler ve sihir başlangıçta tek ve aynı şeydi; ve bugün bile kelimeler büyülü güçlerinin çoğunu koruyor.” Sigmund Freud

    Abracadabra sözü, MS ikinci yüzyılda Roma imparatoru Caracalla’nın doktoru Serenus Sammonicus’un Liber Medicinalis adlı kitabında, elli ikinci bölümde, sıtma hastalarının üçgen şeklinde yazılmış bu kelimeyi içeren bir tılsım takmasını buyurması ile keşfedilmiştir. Tılsım, Abracadabra kelimesinin bir üçgen oluşturana kadar her seferinde bir harf eksik yazılmasıyla oluşur.

    Serenus Sammonicus’un Liber Medicinalis adlı kitabında Abcadabra’nın yazımı.

    Tılsımın gücünün ölümcül hastalıkları ortadan kaldırdığı iddia edilmiştir. Geta ve Severus Alexander da dahil olmak üzere diğer Roma imparatorları da Serenus Sammonicus’un tıbbi öğretilerinin takipçisiydi ve Abracadabra Tılsımının kullanıcıları olmuştur.

    Sözün Yaratıcı Gücü

    “Magic” (Sihir) kelimesinin etimolojisine baktığınızda, anlamının son birkaç yüzyılda değiştiğini göreceksiniz.

    1400’lerin sonlarında sihir, “gizli doğal güçleri kullanarak olayları etkileme ve harikalar yaratma sanatı” anlamına geliyordu. Düşüncelerimiz ve hayal gücümüz, bilinçli olarak yaratmak için kullandığımız (yani ustaca kullandığımız) bu “gizli doğal güçlerin” örnekleridir. Başka bir deyişle, gerçek sihir, gerçek iradeye göre gerçekleşmesi için; ilham verme sanatı ve bilimidir. Yaratıcı zekanıza odaklanma ve en yüksek niyetinizi zarif bir şekilde tezahür ettirme gücüdür.

    Gerçek sihirbazlar, kendi ilahi doğaları ve enerjinin işleyişi hakkında gnosis (yani ruhsal gizemlerin bilgisini) entegre etmişlerdir. Tüm varoluşla birliklerini onurlandırarak, düşüncelerini, iletişimlerini ve fizyolojilerini (yani beden dilini) bilinçli bir şekilde net bir niyetle… ve sonuç hırsı olmadan yaratmak için kullanırlar.

    Abracadabra talisman

    “Söz” zamandan ve mekandan bağımsız olarak gerçekliğini, varlığını koruyan mesajlar içerir.

    İlk çağlardan beri duygular, düşünceler, niyet, fikir hepsi sözcüklere dökülür. Söylenir, yazılır, şakı olur, karar olur, kanun olur… Bir kelime ile mutluluk, hüzün, heyecan, korku gibi çeşitli tüm duygular ifade edilebilir. Antik Yunan filozoflarının sözlerinin bile hala geçerliliğini koruyor olması gibi örnekler, bize; yüzyıllar önce de anlatılmak istenenin şimdiki ile aynı olduğunu gösterir. Dinler, akımlar, dönemler, çağlar.. Her birinde değişik görüşler, hedefler… Hepsini anlatmak için kullanılan araç yine dildir. Bir toplumun dili onun kültürünü yansıtır. Çünkü dil, bizimle yaşayan ve şekil alan canlı bir varlıktır.

    Başınızdan geçen bir olayı anlatırken nasıl betimlemeler yaptığınıza hiç dikkat ettiniz mi? Sizi mutlu eden durumlar için hangi kelimeleri kullanıyorsunuz? Sizi üzen durumları nasıl tarif ediyorsunuz? Genellikle dilinize olumlu kelimeler mi hakim, yoksa olumsuz mu? Bu, bardağın dolu tarafını mı yoksa boş tarafını mı gördüğümüzle ilgili aslında. Düşünce yapımız dilimize yansır, dilimiz de hayatımızı şekillendirir.

    Bir çiftçi için yağmur “bereket” iken, bisiklete binecek biri için bu “talihsizlik”tir. Aslında hayat olduğu gibidir.

    Hepimiz onu kendimize göre yorumlamaya çalışırız sadece. Öyleyse, bu yorumları yaparken olumlu kelimeleri seçmek bizim elimizde. Neden olumlu düşünmeli ve konuşmalıyız? Çünkü neye odaklanırsak onu büyütürüz ve onu yaşarız. O yüzden ağzımızdan çıkanlara çok dikkat etmeliyiz.

    Her şeyin daha iyi olmasını isterken, konuşmalarımızın sürekli iyi gitmeyen şeylerle dolu olması, yani negatif tarafta olması, ilerlememize engel olur. Bu, harika bir kek yapmak istediğimizi söylerken, keke şeker yerine tuz koymak ve buna ısrarla devam etmek gibidir. Sonucun değişmesi sizce mümkün mü? Sonunda “bu kekte sorun var ben en iyisi börek yapayım” dersiniz. Hayat işte bu kadar basit. İsteklerimizle sözcüklerimiz ve davranışlarımız uyumlu olduğunda başarırız. Bir uyumsuzluk varsa, çokça çabalamamıza rağmen başarısız olur ve vazgeçeriz.

    Söz Büyüdür

    İstediğim şeyi dilime ve davranışıma yansıtabiliyor olmak, kendime olan inancımın göstergesidir. Öyleyse aslında dilimizden dökülen tüm kelimeler sihirlidir, yaratım güçleri vardır. Bence Abracadabra’nın bize anlattığı şey de tam olarak budur. Tüm dillere, tüm kültürlere aynı şekilde yayılmış evrensel bir kelime ve amacı da sözün büyülü olduğunu anlatmak.

    Benim görevim aldığımı vermek. “Söz” alıyorum. “Söz” veriyorum. 

    Sen okurken bir an bile olsa o “an”ı seninle paylaşıyorum ve belki başka güzel anların tohumlarını atıyoruz. Bu şekilde sana ulaşmak bile bir sihir 🙂

    Rumi sözün gücüyle ilgili ne güzel bir mesaj vermiş:

    “Dünyada olabilecek her bir olay için, misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Siz ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel kelimeler söyleyin ki, güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahalesi buradadır.”

    Sufiler, sözün dua yerine geçtiğini ve vücud bulduğunu söylerler. Bu yüzden tasavvuf ehli olumsuz hiçbir sözü ağızlarına almazlar.

    Olumlu Konuşmanın Önemi

    Dilimizi negatif cümlelerden arındırıp pozitiflerle doldurmalıyız. Olumlu konuşmayı kendimize amaç edinmeliyiz.

    Bunu en başta kendimiz için yapmalıyız. Artık kendimizi sürekli eleştirip, kendimize karşı acımasız olmaktan vazgeçmeli, kendimizden memnun olmalıyız. Çünkü bunu hak ediyorsunuz. Bu zamana kadar olumsuz kalıpların hakim olduğu bir dili nasıl değiştireceğiz? Yıllarınızı vererek şekillendirdiğiniz bu yapı, yine üzerine yoğunlaşarak, ona zaman ayırarak ve pratik yaparak çok kolay bir şekilde değişebiliyor. Bunun için tek yapmanız gereken şey bu konuda gönüllü olmak. İnsanın isteyip de başaramayacağı hiç bir şey yoktur.

    Pratik yapmak için olumlu cümleleri aklımıza, fikrimize, bilincimize, bilinçaltımıza kısacası hücrelerimize varana kadar, tüm benliğimize kaydetmemiz gerekli. Eski kayıtları silip, yerine yenileri koymalıyız. Olumlama cümleleri bu iş için en güzel başlangıçtır. Bunu yatmadan önce dua etmek gibi, önce kendiniz sonra tüm evren için yapılan bir iyi niyet aktivitesi olarak düşünebilirsiniz.

    Sabah Olumlamaları

    Ben mutluyum. Ben güvendeyim. Ben güzel bir günü hak ediyorum. Ben güçlüyüm. Kendimi seviyorum. Bugün kendime başarıyı çekiyorum. Bugün için minnettarım. Bugün mutluluk ve huzur günü. Bugün daha iyi bir insan oluyorum. Bugün daha nazik oluyorum. Ben dünü affediyorum. Sevgi enerjisini yayıyorum. Bugün karşılaşacağım her zorluğu yeniyorum. Bugün harika şeylere gebe, biliyorum. Doğru seçimi yapacak kadar akıllıyım. Ben kendimden eminim. Bu dünyadaki yerimi hak ediyorum. Ben yetenekliyim. Korkularımla yüzleşiyor ve ben kazanıyorum. Hatalarımdan öğreniyorum. Başarılarım ile gurur duyuyorum. Yapmak istediğim her şeyi yapabilirim. Kalbim sevgiye ve neşeye açık.Bugün kazanıyorum. Yeni günü kucaklıyorum. Bugün elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Mutlu ve sağlıklı olmak için her şeye sahibim. Bugün sevdiklerime minnettarım. Bugün öğreniyorum ve güçleniyorum. Bugün harika olasılıklarla dolu. Bugün enerjiyle doluyum. Bugün sadece güzel şeyleri çekiyorum. Bugün kendim olmakta özgürüm. Bugün benim yıldız olma günüm. Bugün gönderilen tüm fırsatlara açığım.

    Sevgiyle…

    Önceki İçerik
    Sonraki İçerik

    4 YORUMLAR

    1. Söylediğimi yaratırım…O kadar gerçekki ve bir o kadar yalın anlaşılır ve felsefik anlatmışsınızki..aydınlandım ve kendimi şu an çok çom güçlü aydınlanmış his ediyorum teşekkür ederim🍀

    2. olumlu düşünmek ve olumlu konuşmak bir etki yaratır evet ama asla sihir/mucize yaratmaz bence…tabanı olmayan,pozitif bilime bağlı kalmayan olumlama başarıları balon gibidir. uçarken iyi ve hoş, düşerken acı verici ve bazen geri dönüşü olmayan🤷🏿‍♀️

      • Burada sihir veya mucizenin, kimde, nasıl tanımlandığına bakabiliriz. Bence sihir söylediğim ve inandığım her şeyi gerçekleştirebilme gücüdür. Bir tomurcuğun çiçek açması da mucizevi bir şeydir, hatta çocuk doğurmak da 🙂 Bunların sıkça gerçekleşiyor olması bendeki sihir algısını bozamaz. Ama genel algı bunu bu şekilde değerlendirmek istemez. Genel algıya göre sihir, bilimsel olarak mümkün olmayan, mucize de ulaşılamaz olan olmalıdır. O yüzden seneler boyu deneyip, çocuk sahibi olamayan ebeveynler, nihayet bir çocuk sahibi olduklarında “mucizemiz” diye seveler çocuklarını. Halbuki, kolay da olsa zor da olsa aslında bilimsel açıdan sonuç eşdeğerdir, süreç farklıdır. Süreç, bizim ona farklı bir anlam yüklememize sebep olur. Zor olana “mucize” kolay olana “üretim faaliyeti meyvesi” der geçeriz. Senelerce çalışılarak kazanılan para normal, milli piyangodan çıkan mucizedir. Meblağ aynı olsa dahi, bizim yüklediğimiz anlam farklıdır. Paranın helal ve haram olarak da ayrımı vardır. Kime göre helal? Kime göre haram? Ama para sonuçta aynı para, en azından bilimsel olarak:) Bilimsel alanlarda kendimizi daha rahat hissederiz, çünkü karanlıkta kalmış, anlamlandıramadığımız, tedirgin olmamıza sebep olacak boşluklar yoktur. 1+1=2 kadar nettir her şey. Aslında bu keşfetmeye yer kalmaması anlamına da gelmez mi? Özellikle lise yıllarımda okuduğum ilk çağ filozoflarından, Nietzsche’den ve şimdi aklıma gelmeyen daha bir çok yazardan aldığım en büyük ders, SORGULAMAK oldu. Bana verilen hiç bir şeyi olduğu gibi kabul etmemek. Bilgi, fikir, yargı, kanıt vb her ne olursa, benim için mantıklı da görünse, saçmalık gibi de gelse SORGULAMAK. Oğlumu yetiştirirken de çok üstünde durduğum bir konudur bu. Ona, “Sana, bana göre doğru olan şeyleri öğretmeye çalışıyorum ama lütfen ben ne kadar doğru olduklarını savunsam da, sen kendi muhakemeden geçirmeden kabul etme.” diyorum. Senelerce ıspanağa demir deposu dendi, yumurta kolesterol yapardı ama son dönemde baş roller yine değişti değil mi? 🙂 Yani mutlak doğru yoktur 🙂 O zaman mutlak yanlış da yoktur 🙂 Aslında insan uydurmasından başka bir şey olmayan doğru-yanlışlar, mantıklı-mantıksızlar arasında gidip gelmektense, taraf olarak rahat etmeye çalışmaktansa, ortada durup muallakta kalarak, hatta rahatsız olarak 🙂 kendime yeni yollar bulmak daha keyifli. Denemeye değer bence.

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Popüler Yazılar

    Favorilerim